YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10057
KARAR NO : 2023/2702
KARAR TARİHİ : 11.09.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/148 E., 2022/353 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
KARAR : Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 05.11.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama suçu sebebiyle 14.10.2013 tarihinde tutuklandığını, 08.07.2014 tarihinde tahliyesine karar verildiğini, 03.06.2015 tarihli karar ile müvekkilinin beraatine karar verildiğini, kesinleşmiş beraat kararının 03.11.2015 tarihinde kendilerine tebliğ edildiğini, müvekkilinin yeni bir iş kurmaya çalıştığı ve aylık 4.000,00 TL geliri olduğu dönemde tutuklandığını, maliki olduğu konutta arama yapılması sebebiyle kiracının evden ayrılması ve evi tekrar kiraya verememesi nedeniyle 8.800,00 TL zarara uğradığını, borçlarını ödeyememesi sebebiyle icra takibine maruz kaldığını, arabasını satarak 34.000,00 TL olan borcunu 51.000,00 TL olarak ödemek zorunda kaldığını, cezaevinde olduğu dönemde harcamlar yapmak zorunda kaldığını, beraat ettiği davada kendisini vekille temsil ettirmek zorunda kaldığından 40.000,00 TL vekalet ücreti, 2.000,00 TL masraf ödemek zorunda kaldığını, belirtmiş olduğu nedenlerle haksız olarak tutuklulukta geçirdiği günler için 83.496,12 TL maddi 50.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ve nisbi vekalet ücreti ile birlikte, davalı … Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 25.11.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; CMK 141 maddesine dayandırılan tazminat ve işleyecek faiz taleplerinin aynı Yasanın tanzimindeki amaca ters düşecek şekilde ve haksız zenginleşmeye yol açacak nitelikte olması nedeniyle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/338 Esas, 2016/39 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 6.705,21 TL maddi, 8.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
4. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/338 Esas, 2016/39 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 28.02.2022 tarihli ve 2020/11574 Esas, 2022/1458 Karar sayılı ilâmıyla;
“Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyasında davacı hakkında düzenlenen tutuklamaya sevk, sorgu, tutuklama ve tahliyeye ilişkin tüm tutanak, müzekkere ve belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde onaylı birer sureti temin edilip dosya içine alınarak, tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ceza infaz kurumundan sorularak infaz edilen tutukluluk süresinin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1-Davacının 14.10.2013 – 08.07.2014 tarihleri arasında tutuklu kaldığı süreye ilişkin olarak tazminat talebinde bulunulduğu dikkate alınarak, belirtilen tarih aralığına ilişkin olarak 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama yapılarak 7.351,21 TL’ nin maddi tazminat olarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle maddi tazminatın eksik tayini,
2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
3-Gerekçeli karar başlığında, ”Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat” olan dava türünün ”Yakalama veya Tutuklama Sonrası KYO veya Beraat Kararı Verilmesi Halinde Tazminat ” olarak yazılması, “
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
6.Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.10.2022 tarihli ve 2022/148 Esas, 2022/353 Karar sayılı kararı ile 7.351,21 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.12.2022 tarihli, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz sebepleri
1.Davanın reddi gerektiğine,
2.Hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna,
3.Yargılama giderlerinin Hazineye yüklenemeyeceğine ve Hazine lehine vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine
ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 142 nci maddesinin 1.fıkrası uyarınca; karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabileceği nazara alındığında, davanın yasal sürede ve yetkili olan mahkemede açıldığı tesit edilmiştir.
Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/06/2015 tarih, 2014/61 Esas 2015/195 Karar sayılı ilamı ve tutuklamaya ilişkin evraklar dosya içerisine alınarak incelenmiş, yapılan incelemede davacı …’un dosya kapsamında 14/10/2013 tarihinde tutuklandığı ve 08/07/2014 tarihinde tahliye edildiği, davacı hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama suçundan yapılan yargılama sonucunda beraat kararı verildiği ve bu kararın 11/06/2015 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.
Maddi tazminat yönünden; SGK dökümleri üzerinde yapılan incelemede davacının gözaltına alındığı tarihten önceki gelirinin asgari ücret olduğu görülmekle, 2013-2014 yılı net asgari ücret tarifesi esas alınarak yapılan hesaplamaya göre 7.351,21 TL maddi tazminatın tutuklama tarihi olan 14/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … hazinesinden alınarak davacıya verilmesine,
Manevi zarar yönünden; kişinin sosyal çevresinde itibarının sarsılması, özgürlüğünden yoksun kalınması sebebiyle duyulan elem, ızdırap ve ruhsal sıkıntıların bir ölçüde de olsa giderilmesi amacına yönelik olduğu, uğranılan manevi zararın tümüyle giderilmesinin mümkün olmadığı, bununla birlikte tayin edilecek manevi tazminatın kişinin acı ve ızdıraplarının dindirilmesinde, sıkıntılarının azaltılmasında etken olduğu ve bu nedenle manevi tazminata hükmedilirken nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, zenginleşme sonucunu doğurmayacak şekilde hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespitinin gerekmekte olduğu gözetilerek 25.000,00 TL manevi tazminatın tutuklanma tarihi olan 14/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalı … hazinesinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağı olan Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/61 Esas – 2015/195 karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 14.10.2013 – 08.07.2014 tarihleri arasında 267 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 11.06.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunda öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Davanın reddi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
5271 sayılı Kanun’un “Tazminat istemi” kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;
…
e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,
…
Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.
…
Bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluştuğundan davanın kısmen kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemlerde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.
3.Yargılama giderlerinin Hazineye yüklenemeyeceğine ve Hazine lehine vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yönünden;
Yürürlükteki mevzuat uyarınca yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 tarih, 2007/8-2 Esas, 2007/63 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, tazminat miktarının davacı tarafça kesin bilinmesi mümkün olmadığından, davalı lehine avukatlık ücreti ödenebilmesi ancak davanın tamamen reddi halinde mümkün olduğundan davalı lehine vekâlet ücreti ödenmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.10.2022 tarihli ve 2022/148 Esas, 2022/353 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.09.2023 tarihinde karar verildi.