YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2519
KARAR NO : 2023/3651
KARAR TARİHİ : 04.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/331 E., 2019/478 K.
SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası atfıyla ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Yozgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli ve 2019/331 esas, 2019/478 karar sayılı kararın itiraz edilmeksizin 31/12/2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 16.03.2022 tarihli ve 94660652-105-66-25348-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.04.2022 tarihli ve KYB-2022/42672 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.04.2022 tarihli ve KYB-2022/42672 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 01/03/2016 tarihli ve 2015/4097 esas, 2016/3289 karar sayılı ilâmında “…..Türk Ceza Kanunu’nun “Trafik güvenliğini tehlikeye sokma” başlıklı 179/3. maddesinde alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde … sevk ve idare edemeyecek olan kişinin … kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayda ise bir kişinin yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; tehlikeli eylemin zarara yol açması halinde Kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu- tehlike suçu ölçütünün esas alınması suretiyle, taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu ahvalde, taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, ancak kovuşturma şartı olan şikâyetin gerçekleşmemesi ya da şikâyetten vazgeçme nedeni ile taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı ahvalde ise, sanığın Türk Ceza Kanunu’nun 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasının gerektiği…” şeklinde belirtildiği üzere, sanığın 3.80 promil alkollü iken … kullandığı sırada karşı taraftan gelen araca çarpması sonucu müştekileri basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına sebep olduğu somut olaya ilişkin yapılan yargılama sonucunda, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi’nin 22/09/2021 tarihli ve 2020/1840 esas, 2021/1166 sayılı kararı ile, sanığın taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 89/4, 22/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, aynı eylem nedeniyle ayrıca trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan mahkûmiyet kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası atfıyla ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Yozgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli ve 2019/331 esas, 2019/478 karar sayılı kararın itiraz edilmeksizin 31/12/2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
2. Sanık …’nin 3,80 promil alkollü vaziyette gece vakti bulvar üzerinde aracıyla seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüj demir korkuluklarına çarparak korkulukları sökerek, karşı şeritten gelen müşteki … ‘ün sevk ve idaresindeki otomobile çarpıp müşteki … ve aracında yolcu olarak bulunan …’ün basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralanmalarına sebebiyet verdiği olaya ilişkin sanık hakkında taksirle yaralama suçundan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 2020/1840 Esas, 2021/1166 karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği ayrıca sanık hakkında aynı eylemden dolayı kanun yararına bozma talebine konu Yozgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/331 esas, 2019/478 karar sayılı kararı ile trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası atfıyla ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 2020/1840 Esas, 2021/1166 karar sayılı kararında, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararının verildiği Yozgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/331 esas, 2019/478 karar sayılı kararının hukuka aykırı olması nedeniyle kanun yararına bozma yoluna gidilmesi hususunda gereğinin takdir ve ifası için Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
3.5237 sayılı Kanun’un “Trafik güvenliğini tehlikeye sokma” başlıklı 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde … sevk ve idare edemeyecek olan kişinin … kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayda ise bir kişinin yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; tehlikeli eylemin zarara yol açması ve her iki suçun birlikte işlenmesi halinde sanığın hangi suç nedeniyle cezalandırılacağı belirlenirken, suçlar için Kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu-tehlike suçu ölçütünün esas alınması suretiyle, sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu ahvalde sadece taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, ancak kovuşturma şartı olan şikayetin gerçekleşmemesi, şikayetten vazgeçilmesi veya uzlaşma nedeni ile taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı ahvalde ise, sanığın yalnızca 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılması gerektiği gözetildiğinde, somut olayda sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırıldığının anlaşılması karşısında, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ”hüküm verilmesine yer olmadığına” kararı verilmesi gerekirken bu suçtan da mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
4. Dairemizin istikrar kazanan uygulamalarına göre sanığın tek fiille bilinçli taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarını işlediği halde zararın içinde yasanın cezalandırdığı tehlikeyi de barındırdığı gözetilerek zarar suçu- tehlike suçu ölçüsü esas alınarak, sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırıldığı gözetildiğinde, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ”hüküm verilmesine yer olmadığına” kararı verilmesi yerine bu suçtan da mahkumiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Yozgat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli ve 2019/331 esas, 2019/478 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.10.2023 tarihinde karar verildi.