YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2653
KARAR NO : 2023/525
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında, … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/957 Esas 2016/451 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir.
2…. 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/957 Esas 2016/451 Karar sayılı Kararının 25.07.2016 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 13.02.2018 tarihinde kasten yaralama ve silahla tehdit suçlarını işlediği ve … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçlardan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükümlerin 14.12.2019 ve 24.09.2019 tarihlerinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 inci maddesinin on birinci fıkrası gereğince … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2020 tarihli 2020/17 Esas, 2020/225 Kararı ile açıklandığı anlaşılmıştır.
3…. Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2020/1813 Esas, 2021/285 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapsine ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.05.2022 tarihli ve 2021/42597 sayılı, Onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri
1.Üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine,
2.Bilinçli taksir artırımının 1/2 oranında yapılması gerektiğine,
3.Takdiri indirim yapılmadan karar verilmesi gerektiğine
İlişkindir.
B.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,
2.Suçla ilgili kesin ve net bir delil ortaya konulmadığına, kırmızı ışıkta kimin geçtiğinin olay anında düzenlenen tutanakta belli değilken sonradan tespit edildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığına, sanığa kusur atfedilmesinin hatalı olduğuna,
3.Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine,
4.Üst sınıra yakın belirlenen ceza miktarının hakkaniyete aykırı olduğuna,
5.Geçimini şoförlük yaparak temin eden sanığın sürücü belgesinin geri alınmasının hakkaniyete aykırı olduğuna,
6.Sanık lehine hükümlerin uygulanmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.23.10.2015 günü saat:17:30 sıralarında sanık …’nın yönetimindeki kamyonuyla …-… karayolu üzerinde seyir halinde iken TOKİ Kavşağına geldiğinde ışıklı döner kavşakta sağ tarafından .Cadde . yönünden gelen müşteki …’ın yönetimindeki araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında mağdur ve müştekilerin yaralandıkları, müştekilerin sanık … hakkında şikayetçi oldukları, meydana gelen trafik kazasına yönelik kusur durumunun tespiti amacıyla alınan bilirkişi raporunda, trafik kazasında sanık …’nın asli kusurlu olduğunun bildirildiği, teklif edilen uzlaşmanın müştekiler ve sanık tarafından kabul edilmediği, bu şekilde kabul edilen olayda sanığın üzerine atılı taksirle yaralama suçunu işlediği, eyleminin TCK’nın 89/4 maddesi kapsamında kaldığı kabul edilmiştir.
2…. Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 26.10.2015 ve 23.10.2015 tarihli raporlarda, …, …, …, … ve …’ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları belirtilmiştir.
3.Mağdurlar yaralanmaları nedeniyle sanıktan şikayetçi olup mahkemece davaya katılmalarına karar verilmiş, taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır.
4.Kaza tespit tutanağında, sürücü …’nın sevk ve idaresindeki kamyonu ile karayolunda seyir halindeyken ışıklı kavşağa geldiği sırada aracının sağ ön ve yan kısımları ile sürücü … idaresindeki kamyonetin sol ön kısmına çarpması neticesinde trafik kazasının meydana geldiği, her iki sürücünün de yeşil ışıkta geçtiğini beyan etmesi üzerine hangi aracın kırmızı ışıkta geçtiği tespit edilemediğinden kusur tespiti yapılamadığı belirtilmiştir.
5.Görgü tanığı … A. olay günü saat 17:54 sıralarında alınan ifadesinde “…50 metre önümde seyreden şuan plakasını hatırlamadığım beyaz renkli kamyon ışıklı kavşağa yaklaşık 50 metre kaldığında kırmızı ışık yandığını gördüm. Ben yavaşlayarak ışıkta durdum fakat fakat kamyon hızlanarak yoluna devam etti ve yolun sağından kavşağa çıkan plakasını rengini hatırlamadığım hususi otomobile sol ön tarafından çarparak kavşağın bitimindeki yolun sağında yer alan yaklaşık 2 metre yükseklikteki çukura düştü…” şeklindeki ifadesi dosya içerisindedir.
6.Trafik bilirkişi tarafından düzenlenen 16.11.2015 tarihli raporda sanık …’nın kırmızı ışıklı trafik işaretinde geçme kuralını ihlal etmesi nedeniyle kusurlu olduğu, katılan sürücü …’ın kusuru olmadığı belirtilmiştir.
7.Sanık savunmalarında, kendisinin yeşil ışıkta yola devam ettiğini kusurlu olmadığını beyan etmiş olup, hakkında lehe hükümlerin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını hükümlerinin uygulanmasını talep etmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
… Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi gerekçesinde “Olay tarihinde sürücü-sanık … sevk ve idaresindeki .plakalı kamyonu ile … yönünden … yönüne doğru seyir halinde iken TOKİ kavşağına geldiğinde, ışıklı döner kavşakta sağ tarafından . Caddede . yönünden gelen sürücü-katılan … idaresindeki . .plakalı aracın sol ön kısmına kamyonun sağ ön kısmı ile sağ şeritte çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza neticesinde katılan … ve aracında yolcu olarak bulunan diğer katılanlar… yaralandıkları, yaralanmalarına ilişkin kati raporların dosyada mevcut olduğu, yaralanmalarının BTM ile giderilebilir düzeyde olduğunun anlaşıldığı,
Yerel Mahkemece söz konusu olaya dair yapılan yargılama sonucunda; dosyada mevcut 16/11/2015 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğu, söz konusu bilirkişi raporunun hükme esas almaya elverişli olduğu, zira; hazırlık aşamasında tanık olarak dinlenen ve taraflarla herhangi bir hasımlığı ya da akrabalığı bulunmayan tanık .’in anlatımlarında ‘. renkli kamyonun kırmızı ışık yanmasına rağmen hızlanarak yoluna devam ettiği ve yolun sağından kavşağa çıkan otomobile sol ön tarafından çarptığı” yönündeki beyanı gözetildiğinde, sağının kırmızı ışık ihlali yaparak kazanın oluşumuna asli ve tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği anlaşılmış bu kapsamda sanığın kırmızı ışık ihlali yapmak suretiyle kazaya sebebiyet vermesi nedeniyle bilinçli taksir hükümleri de uygulanarak cezasından artırım yapılması gerekirken Yerel Mahkemece bu yönde bir değerlendirme yapılmaması nedeniyle Yerel Mahkemenin vermiş olduğu kararın tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmasına oy birliğiyle mütaalaya uygun karar verilerek,
Sanığın eylemine uyan TCK’nın 89/4. maddesi uyarınca; yaralanmaların BTM düzeyinde olması, yaralanan kişi sayının beş olması, asli ve tam kusurlu olması gözetilerek alt hadden uzaklaşılarak 1 yıl hapis cezası temel ceza olarak belirlenmiş, gerek bilirkişi raporu gerekse tanık … Alahmed’in beyanları nazara alınarak sanığın kırmızı ışık ihlali yapması nedeniyle cezasından kendisine tanınan ek savunma hakkı da gözetilerek TCK’nın 22/3 maddesi uyarınca 1/3 oranında artırım yapılmış, sanık hakkında takdiri indirim de uygulandıktan sonra sonuç ceza hürriyeti bağlayıcı ceza olarak neticeten aşağıdaki şekilde hüküm tesisi uygun görülmüştür.” denilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde bölge adliye mahkemesinin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
A.Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Ceza Miktarı Ve Takdiri İndirim Yapılmadan Karar Verilmesi Gerektiği Yönünden Yönünden
Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği anlaşılarak sanığın cezasında uygulanan artırım oranı yeterli görülmüş, 5237 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin uygulanmasının hakimin takdirinde olduğu da gözetilerek hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Bilinçli Taksir Artırımının 1/2 Oranında Yapılması Gerektiği Yönünden
Kırmızı ışıkta geçerek trafik kazasına neden olan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen cezanın üçte birden yarısına kadar artırılabileceği amir hükmü doğrultusunda makul oranda artırım yapıldığı anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Dosya içeriğine göre, sanığın sevk ve idaresindeki kamyon ile meskun mahalde, gündüz vakti, bölünmüş karayolunda seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde taraflarla yakınlığı bulunmayan görgü tanığı … A.’nın beyanlarına göre kırmızı ışık yanmasına rağmen hızlanarak yoluna devam ettiği sırada seyrine göre yolun sağından gelen katılan sürücü …’ın sevk ve idaresindeki kamyonetin sol ön kısımlarına çarpması neticesinde tamamen kusurlu olarak beş kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu anlaşılmakla, tüm dosya kapsamı, tanık anlatımı ile Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen diğer hususlar dikkate alındığında, kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu kabul ve tespit edilen sanığın üzerine atılı taksirle yaralama suçunu işlediği sabit görülmekle, hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde bir isabetsizlik tespit edilmediğinden, eksik incelemeye, yeniden rapor alınması gerektiğine, kusur durumuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine ilişkin sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2.Kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu tespit edilen sanığın, kusurunun ağırlığı gözetilerek mahkemece takdiren ve teşdiden temel cezanın 1 yıl hapis cezası olarak belirlenmesinde ve sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasında bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin bu hususa ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
3.Bölge Adliye Mahkemesince sanığın suçu bilinçli taksirle işlediği gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmamasında ve sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat hasıl olmadığı gerekçesiyle 51 inci madde uyarınca erteleme hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığından sanık müdafiinin bu hususa ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2020/1813 Esas, 2021/285 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.