Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/3793 E. 2023/4032 K. 16.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3793
KARAR NO : 2023/4032
KARAR TARİHİ : 16.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/106 E., 2020/120 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Davacı hakkında dairemizce verilen bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 27.11.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin19.08.2015-21.08.2015 tarihleri arasında gözaltında, 21.08.2015-18.09.2015 tarihleri arasında tutuklu kaldığını, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, olay nedeniyle müvekkilinin zarara uğraması nedeniyle 10.000,00 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 20.000 TL tazminatın tutuklama tarihinden itibaren faiziyle tahsilini, talep etmiştir.

2.Davalı vekili 07.12.2015 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, davacıya yasadan kaynaklana tedbirler uygulandığından davanın reddi gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının fazla olduğunu, faiz talebini kabul etmediğini, davacı hakkında mükerrer dosya bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacının tazminat istemeyecek kişilerden olup olmadığının araştırılması gerektiğini, öne sürmüştür.

3.Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/433 Esas, 2016/104 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 1.273,50 TL maddi, 3.200,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

4.Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/433 Esas, 2016/104 Karar sayılı kararının davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 13.01.2020 tarihli ve 2019/1399 Esas, 2020/333 Karar sayılı kararı ile; .. Tazminat davasına esas Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/50931 soruşturma numaralı dosyası üzerinden davacının silahlı örgüt üyesi olmak suçundan hakkında 01.10.2015 tarihinde kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar tesis edilmiş ise de aynı dosyada davacı hakkında silahlı örgüt propagandası yapmak suçundan 05.10.2015 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda 10.03.2016 tarihinde Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/447-2016/142 sayılı hükmü ile bu suçtan davacının(sanık), sonuç olarak 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmekle, davacı ile ilgili sorgu tutanağı ve tutuklama müzekkeresinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örneği dosya içine getirtilerek, davacının hangi suç veya suçlardan tutuklandığı tespit edilip, diğer yandan, davacının silahlı örgüt propagandası yapmak suçundan tutuklanmadığının tespit edilmesi halinde, almış olduğu hapis cezasının kesinleşmesi ile birlikte haksız tutuklu kaldığı sürenin mahsup edilebileceği hususu dikkate alınarak, davacı hakkındaki maddi ve manevi tazminatın bu durum dikkate alınarak belirlenmesi gerekeceği nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi, kabul ve uygulamaya göre de hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğundan bahisle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozulmasına karar verilmiştir.

5.Adana 8. Ağır Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2020 tarihli ve 2020/106 Esas, 2020/120 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak 1.000,54 TL maddi, 1.500,00 TL manevi tazminat tazminatın tutuklama tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 02.06.2022 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz dilekçesinde temyiz sebepleri bulunmadığından reddini, davalı vekilinin temyiz isteminin ise esastan reddi ile hükmün onanması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Davacı vekilinin temyiz istemi;
Haksız, yasaya ve yönteme aykırı bulduğu kararın bozulması gerektiğine yönelik süre tutum dilekçesi sunduğu, anlaşılmıştır.

B.Davalı vekilinin temyiz istemi;
Yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, mahkemece yeterince araştırma ve inceleme yapılmadığına, davanın tamamının reddine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin dayanağı olan Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/50931 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 19.08.2015- 18.09.2015 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 01.10.2015 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına hükmedildiği, Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/447-2016/142 sayılı dosyasında hakkında silahlı örgüt propagandası yapmak suçundan 05.10.2015 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda 10.03.2016 tarihinde bu suçtan davacının (sanık), cezalandırılmasına karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği; davacının tazminat talebine yönelik açtığı dava sonucu mahkememizin 17.03.2016 tarih 2015/433 E. 2016/104 sayılı kararının verildiği, bu kararın Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 13/01/2020 tarih 2019/1399 E. 2020/333 K. Sayılı kararı ile bozulduğu, bozma kapsamında bu defa davacı ile ilgili Adana 2. Sulh Ceza Hakimliği’nin 2015/586 sayılı sorgu tutanağı ve tutuklama müzekkeresinin temin edildiği, davacının ek kovuşturmaya yer olmadığına kararı verilen silahlı terör örgütüne üye olma suçundan gözaltına alınıp tutuklandığının anlaşıldığı, hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına kararı verilen bu suç haricinde kamu davası açılan terör örgütü propagandası yapma suçundan hakkında koruma tedbiri uygulanmadığı, Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/447-2016/142 sayılı dosyasında terör örgütü propagandası yapma suçundan verilen mahkumiyet kararının henüz kesinleşmemesi nedeniyle mahsup imkanının da bulunmadığı, bu nedenle davacının haksız olarak gözaltında ve tutuklu kalarak 5271 sayılı Kanun 141 inci maddesi gereği tazminata hak kazandığı anlaşılmış ve asgari ücret üzerinden maddi tazminat hesabı yapıldığı belirlenerek ve bozma ilamına da uyularak 1.000,54 TL maddi, 1.500,00 TL manevi tazminat tazminatın tutuklama tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/50931 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 19.08.2015- 18.09.2015 tarihleri arasında 30 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 01.10.2015 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına hükmedildiği, hükmün 16.10.2015 tarihinde tebliğ edildiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A.Davacı vekilinin temyiz istemi;
Davacının temyiz süresi içerisinde verdiği dilekçesinde yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna dair dilekçesi bulunduğundan tebliğnamede temyiz sebeplerinin bulunmadığından ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği ve asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemeyen davacı lehine asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.

B.Davalı vekilinin temyiz istemi;
Davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve silahlı terör örgütü propagandası yapmak suçlarından yargılama yapıldığı, davacının sadece silahlı terör örgütüne üye olma suçu nedeniyle tutuklandığı ve bu suçtan dolayı ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, terör örgütü propagandası yapmak suçundan yargılama yapıldığı ve yargılama sonucu davacı hakkında tutuklanmadığı bu suçtan mahkumiyetine karar verildiği, terör örgütü propagandası yapmak suçunun davacının tutuklanmasına esas olan suçtan bağımsız nitelikte bir suç olması itibariyle, davacı yönünden tazminata hükmedilmesine engel teşkil etmeyeceği ve koruma tedbirleri nedeniyle tazminat verilmesine ilişkin 5271 sayılı Kanunun 141 inci madde ve devamı maddelerinde belirtilen şartların davacı yönünden gerçekleştiğinden davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün açıklanan nedenle Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2020 tarihli ve 2020/106 Esas, 2020/120 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekili ve davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.10.2023 tarihinde karar verildi.