YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7403
KARAR NO : 2022/10495
KARAR TARİHİ : 22.12.2022
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
5271 sayılı CMK’nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesinde yeniden düzenlenmiş olan “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251. maddenin 1. fıkrasında yer alan ‘’Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.’’ şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin Mahkemeye bırakıldığı ve bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada basit yargılama usulüne göre verilen karara sanık müdafii tarafından itiraz edilmesi üzerine karar kaldırılarak genel hükümlere göre yargılama yapılıp karar verildiği anlaşılmakla yapılan incelemede;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sanığın, idaresindeki araçla seyir halinde iken, güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak şekilde 2,07 promil alkollü olarak başka bir araca çarptığı olayda,
CMK’nın 252/3. maddesindeki “Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251 inci madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verdiği hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirim korunur.” şeklindeki düzenlemeye rağmen, basit yargılama sonucu verilen karara sanık müdafinin itiraz ettiği gözetilmeden sanık hakkında hükmedilen cezadan CMK’nın 251/3. maddesi uyarınca, hükmün (2) numaralı bendi ile sonuç cezadan ¼ oranında indirim yapılarak eksik cezaya hükmolunması ile hüküm fıkrasının (3) numaralı bendi ile CMK’nın 251/3. maddesi uyarınca itirazın sanık tarafından yapılması durumunda yeniden yapılacak yargılamada sanığın ceza alması durumunda 1/4 oranında indirimin uygulanmayacağı belirtildiğinden sanık hakkında ¼ indirimin uygulanmasına yer olmadığına şeklinde yazılmak suretiyle hüküm fıkrasında karışıklığıa neden olunması mahallinde düzeltilecek yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
CMK’nın 252/3 maddesindeki “Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251 inci madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verdiği hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirim korunur.” şeklindeki düzenlemeye rağmen, basit yargılama sonucu verilen karara sanık müdafinin itiraz ettiği gözetilmeden sanık hakkında hükmedilen cezadan CMK’nın 251/3. maddesi uyarınca, hükmün (2) numaralı bendi ile sonuç cezadan ¼ oranında indirim yapılarak eksik cezaya hükmolunması hususu aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
İncelenen dosyada, 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının dayanağı olan bildirime konu … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2016 tarihli, 2015/494 Esas, 2016/346 Karar sayılı hükmü ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 123/1. maddesinde düzenlenen “kişilerin huzur ve sükununu bozma” suçunu işlediğinden bahisle mahkumiyet hükmü verildiği anlaşılmakla; hükümden sonra, 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklik uyarınca, 5237 sayılı TCK’nın 123/1. maddesinde düzenlenen suçun, uzlaşma girişiminde bulunulacak suçlar kapsamına alındığından, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usulü göre ihbara konu hüküm ile ilgili uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre, hükmün açıklanıp açıklanmayacağı hususunda bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması ile taraflar arasında uzlaşma sağlanamaması halinde ise;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan 18 yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş sanıkların kısa süreli, diğer sanıkların ise otuz gün ve daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı yaptırımlara çevrilmesi zorunlu olup, sanığın suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olması nedeniyle, hakkında hükmedilen 22 gün hapis cezasının TCK’nın 50/3. maddesi gereğince aynı Kanunun 50/1. maddesinde belirtilen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz sebepleri bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 22.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.