YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7880
KARAR NO : 2023/3252
KARAR TARİHİ : 25.09.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/131 E., 2022/259 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
KARAR : Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 21.07.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/70 E. 2015/284 K. nolu dosyası üzerinden uyuşturucu ticareti suçundan 15 Ocak 2014 tarihinde tutuklandığını, 03.10.2014 tarihinde tahliye edildiğini, yargılama sonucunda beraatine karar verildiğini bu kararın 16.07.2015 tarihinde kesinleştiğini beyan ile 130.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın 15.01.2014 tarihinden başlayacak kanuni faizi ile birlikte davalıdan alınarak kendisine verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 02.10.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, davacının tazminata hak kazanamayacağını ve davanın reddini talep etmiştir.
3. Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2015/394 Esas, 2016/323 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 6.829,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
4.Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2015/394 Esas, 2016/323 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 24.01.2022 tarihli ve 2021/9744 Esas, 2022/499 Karar sayılı ilâmıyla;
“1-Davacı ile ilgili tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ile infazı yapılan tutuklama müzekkeresi suç bilgisinin ilgili ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmemesi,
2-CMK’nın 144/1-a. maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, mahsup edilen sürenin hükmolunacak tazminat miktarının tayininde dikkate alınması gerektiği nazara alındığında, davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı sürelerin diğer bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediği hususu açıklığa kavuşturulmadan, yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve nedene dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve nedene dayalı olarak açılmış başka bir dava olup olmadığının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1-Geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının, bahse konu döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplanacak 7.424,51 TL’nin gelir kaybı olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken, hatalı bilirkişi raporu esas alınarak bu miktarın altında kalacak şekilde maddi tazminatın eksik tayini,
2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
3-29.05.1957 tarih ve 4-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyasında beraat eden davacı lehine hükmolunması gereken maktu vekalet ücretinin yargılama giderleri kapsamında olduğu ve bu hakkın asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağı, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği hususunun gözetilmemesi,
4-Gerekçeli karar başlığında, ”Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat” olan dava türünün ”tazminat talebi” olarak yazılması, “
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
6. Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2022 tarihli ve 2022/131 Esas, 2022/259 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.424,51 TL maddi, 14.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.09.2022 tarihli, davacı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davalı vekilinin temyiz sebepleri
1.Maddi ve manevi tazminat talebinin reddi gerektiğine ve hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğuna,
2.Hükmedilen manevi tazminat miktarında gerekçe ile hüküm arasında çelişki olduğuna,
3.Hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğuna,
4.Sair nedenlere,
ilişkindir.
B. Davacı vekilinin temyiz sebepleri
1.Maddi tazminatın davacının gerçek geliri üzerinden yapılması gerektiğine,
2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,
3.Sair nedenlere,
ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü
Dava hakkında Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/70 esas sayılı dosyasında 2015/284 K sayılı dosyasında 15.01.2014-03.10.2014 tarihleri arasında haksız olarak tutuklu kaldığı süreler nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini talebiyle açılan davada dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ve Kocaeli 2 nolu T Tipi Ceza İnfaz Kurumunun yazıları, mükerrer yargılama bulunmadığına dair uyap sorgusu, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında;
Tır şoförü olan davacının 15.01.2014 tarihinde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği şüphesi ile başlatılan soruşturmada aynı tarihte tutuklandığı, yapılan yargılamada Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/70 esas sayılı dosyasında 03.10.2014 tarihinde tahliye edildiği ve 2015/284 K sayılı karar ile beraat ettiği, beraat kararının temyiz edilmeksizin 16.07.2015 tarihinde kesinleştiği, 08.09.2015 tarihli kamu davasının hükmün kesinleşmesinin tebliğinden itibaren 3 aylık dava açma süresi içerisinde açıldığı, davacı hakkındaki beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle belirtilen süreler arasında tutuklama şeklinde uygulanan koruma tedbirinin haksız koruma tedbiri niteliğinde olduğu ve davacının haksız olarak uygulanan koruma tedbiri nedeniyle uğramış olduğu maddi ve manevi zararlarının tazmini gerektiği belirtilmiştir.
Maddi tazminat bakımından yapılan değerlendirmede dosya kapsamı, AGİ uygulamasının yanlış yapılması nedeniyle eksik tazminat tutarı belirlendiği anlaşılan bilirkişi raporu ve Yargıtay bozma ilamı uyarınca davacının suç tarihi itibariyle 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplama yapıldığında 7.424,51 TL gelir kaybına uğradığı ve uğradığı maddi zararın bu miktardan ibaret olduğu anlaşıldığından 7.424,51 TL maddi tazminatın hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davacı vekili dava dilekçesinde davacının sanık olarak yargılandığı davada müdafiine ödeyip serbest meslek makbuzu sunduğu miktarın da maddi tazminat olarak ödenmesini talep etmiş ise de, beraat eden davacı lehine hükmolunması gereken maktu vekalet ücretinin yargılama giderleri kapsamında olduğu ve bu hakkın asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağı, maktu ücreti aşan miktarın davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı ve bu nedenle haksız koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat bakımından yapılan değerlendirmede ise, manevi tazminatın gerçek anlamda bir zarar olmadığı, manevi tazminatın amacının yasa dışı yapılan işlem ve eylemler nedeniyle duyulan ıstırap ve acıların bir ölçüde giderilmesi olduğu, manevi tazminatın taraflar için bir zenginleşme nedeni olmayacağı gibi bir yoksullaşma nedeni de olmayacağı, davacının ekonomik ve sosyal durumu, olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süre ve Yargıtay bozma ilamı nazara alınarak manevi tazminat talebi kısmen kabul edilerek 1400 TL manevi tazminat takdir edilmiş, tazminatlara talep doğrultusunda haksız tutuklama tarihi olan 15.01.2014 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağı olan Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/70 esas 2015/284 karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 15.01.2014-03.10.2014 tarihleri arasında 261 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 16.07.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunda öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
A.1.Maddi ve manevi tazminat talebinin reddi gerektiğine ve hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yönünden;
5271 sayılı Kanun’un “Tazminat istemi” kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;
…
e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,
…
Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.
…
Bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluştuğundan maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.
A.2.Hükmedilen manevi tazminat miktarında gerekçe ile hüküm arasında çelişki olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Yerel mahkeme kararının 05.07.2022 tarihli duruşmasında Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği, bozma ilâmında da hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna dair bozma sebebi de dikkate alındığında gerekçe kısmında manevi tazminat miktarının 1400 TL olarak belirlenmesi, kısa karar ve hüküm kısmında ise 14.000,00 TL olarak belirlenmesi mahalinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edildiğinden davalı vekilinin temyiz sebebi reddedilmiştir.
A.3.Hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
5271 sayılı Kanun’un “Tazminat istemi” kenar başlıklı 142 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“(9)Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî
avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip
edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar
için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz.
…
Hükmü karşısında davacının talep ettiği miktar bakımından hükmedilen vekâlet ücretinde hukuka aykırılık görülmemiştir
A.4.Sair nedenlere ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, tazminat talebinin kısmen kabulü yönünde verilen kararın dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir.
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
B.1. Maddi tazminatın davacının gerçek geliri üzerinden yapılması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Gerekçe bölümünün A.1. paragrafında açıklandığı üzere davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.
B.3.Sair nedenlere ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, tazminat talebinin kısmen kabulü yönünde verilen kararın dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2022 tarihli ve 2022/131 Esas, 2022/259 Karar sayılı kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2023 tarihinde karar verildi.