Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/7888 E. 2023/3938 K. 12.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7888
KARAR NO : 2023/3938
KARAR TARİHİ : 12.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2270 E., 2021/1729 K.
SUÇ : Taksirle yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2016/259 Esas, 2019/675 karar sayılı kararı ile sanıklar … ve … haklarında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.

2. Söz konusu kararın sanıklar müdafiileri ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 19.10.2021 tarih, 2019/2270 E., 2021/1729 K. Sayılı kararı ile istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık … hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 9 ay hapis cezası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası uyarınca günlüğü takdiren 40,00 TL dan paraya çevrilerek, sanığın 9.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; diğer sanık … hakkında ise taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası uyarınca paraya çevrilerek, sanığın 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına Kesin olarak karar vermiştir.

3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 30.08.2022 tarihli hükmün Esastan Reddi ile Onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1.Bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğine,

2.Sanığın işveren olarak sorumlu olmadığına, çalışma ortamının kontrolünü yapmak görevinin diğer şirkete ait olduğuna, sanıklar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi olduğuna, İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
1. Sanık …’ ın …. San. Tic. Ltd. Şti’ nin sorumlusu olduğu, baca gazı emisyon ölçümlerini yaptırmak üzere Ankara ilinde faaliyet gösteren sanık …’ ın sorumlusu olduğu …. Hiz. Ltd. Şti ile sözleşme imzaladığı, yapılan sözleşmeye istinaden 05/05/2015 tarihinde … firması işçileri olan katılanlar … ve …’ in … firmasına baca gazı emisyon ölçümü için geldikleri, binanın çatısına çıktıkları, çatıda bulundukları sırada …’in bastığı çatı kaplamasının kırılması sonucu …’nun 5-6 metre yüksekten zemine düşmesi sonucu hayati tehlike oluşturup, vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, katılan …’in korkuluğa asılarak son anda düşmekten kurtulduğu ve BTM ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, olayın bu şekilde gelişip sonuçlandığı, sanık savunmaları, katılan beyanları, Bursa ATK raporları, bilirkişi raporları, keşif tutanağı ile dosya kapsamındaki tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinde mahkememizce sabit görülmüştür.

2.Kusur durumuna ilişkin olarak; üç ayrı bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Hazırlıkta yaptırılan bilirkişi incelemesinde, bilirkişi … 07/08/2015 tarihli raporunda sanıklardan …’ın alt işveren sanık … ile birlikte sorumlu olduğundan bahisle tali kusurlu olduğu, katılan …’nun asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.

Mahkemece yapılan keşifte refakate alınan bilirkişi … 22/06/2016 tarihli raporunda, katılan … ve …’in asli kusurlu, sanık …’ın tali kusurlu, sanık …’ın ise kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.

Raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için son olarak Ankara Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesi aracılığı ile yaptırılan bilirkişi incelemesinde bilirkişiler …, … ve … 05/04/2017 tarihli ayrıntılı heyet raporunda, sanıklar … ve …’ın tali kusurlu, katılan ve müştekinin ise asli kusurlu oldukları belirtilmiştir.Mahkememizce son olarak alınan bilirkişi kurulu raporu oluş ve kabule uygun görülmüştür.

3.Hazırlık soruşturması aşamasında taraflar arasında uzlaştırma prosedürünün uygulandığı ve tarafların uzlaşamadığı görülmüştür.

4.Müştekiler sanıklardan şikayetçi olmuşlar ve Mahkemece ilk oturumda davaya katılmalarına karar verilmiştir.

5….’nun 30/07/2015 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre yaşamını tehlikeye sokan, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, ağır 6. derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı,

…’in ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.

6.Sanık …’ın ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında “Hazırlık savunmamı tekrar ederim, benim … Ltd. Şti isimli boya ve baskı fabrikam vardır, 20 yıldır faaliyet göstermekteyiz ve tüm mevzuata harfiyen uyan bir firmayız yaklaşık 10 bacamız vardır, emilsiyon ölçümleri içinde Ankara’da bulunan … ile bizzat anlaştık, müştekilerde bu firmanın çalışanlarıdır, biz işletme olarak bütün işgüvenliği konusunda gerekli eğitimleri vermekte ve buna ilişkin ekipmanlarıda sunmaktayız, kazanın olduğu an işyerimde değildim, haber verilince hemen gittim, işyerimizde … bizzat bu şahıslara refekat etmiştir, ayrıca işgüvenliği uzmanımızda vardır, ben müştekilerin yapacağı işlemleri nasıl ve ne şekilde yapacaklarını bilmem mümkün değildir, kusurumun olmadığını düşünüyorum” şeklinde savunmada bulunmuştur.

7. … firmasında çalışan tanık …’ın anlatımında; katılanların gaz emisyon ölçümü için Ankara’dan geldiklerini, onlara kullanmaları için kemer ve baret verdiğini, şahısların malzemeleri alıp yukarıya çıktıklarını, 10 dakika sonra yanlarına gittiğinde katılanların 2. bacaya geçecekleri sırada bir şahsın dengesinin bozulduğunu, yere sert basınca eternitin kırıldığını, diğer şahsında onu kurtarmak için koşturunca eternitin kırılan yerinden düştüğünü, bu şahısların verilen malzemeleri kullanmadığını gördüğünü beyan ettiği,

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
1. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık müdafiilerinin ve katılan … vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş; oluşa ve dosya kapsamına uygun istinaf aşamasında alınan bilirkişi heyet raporu uyarınca, … firmasının işveren vekilinin sanık …, … firmasının işveren vekilinin sanık … olduğu, işveren vekili olarak somut olayın yaşanmaması için yükümlülüklerini yerine getirmeleri gerektiği, sanık …’ın çatıda yapılacak çalışmaları da kapsayacak şekilde iş yerine özgü riskleri içeren yeterli risk değerlendirmesi yapmaması, iş yerinin tehlike sınıfı ile çalışan sayısına uygun mevzuatın belirlediği asgari sürelerin altında olacak şekilde yetersiz sürelerle iş güvenliği uzmanı ile iş yeri hekimi görevlendirilmesi, kırılgan çatı örtüsü üzerine sağlam ve dayanıklı güvenilir geçit yolu oluşturmaması, gerekli önlemler alınmamış çatıda çalışılmasına izin verilmesi, yeterli sayıda sabit ankraj noktası veya yatay yaşam hattı oluşturmaması ve geri sarmalı düşüş durdurucu ekipman sağlamaması bu şekilde yükümlülüklerini yerine getirmeyip aykırı davranışta bulunarak dava konusu olayın meydana gelmesinde doğrudan etkisi olması nedeni ile asli kusurlu olduğu,

Sanık …’ın ise; hizmet verdiği iş yerlerinde çalışanların yüksekte çalışma yaparken alınacak önlemleri yeterli olarak belirlediği iş yerine özgü ve mevzuata uygun risk değerlendirilmesi yapmaması, mevzuatın belirlediği asgari sürelerin altında olacak şekilde yetersiz sürelerle iş güvenliği uzmanı ile iş yeri görevlendirilmesi, ölçüm hizmeti verdiği firmalardaki görevli çalışanlarını kontrol edecek, denetleyecek ve varsa hizmet verdiği firmanın iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili önlem alıp almadığı hakkında bilgi sahibi olacağı denetim sistemi oluşturmaması, bu şekilde yükümlülüklerini yerine getirmeyip, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışta bulunarak olayın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu,

Katılanların ise önlem alınmamış çatıda çalışılması konusunda işverenlerine haber vermemeleri ve gerekli önlemler alınana denk gaz ölçümünü ertelemeleri veya iptal etmek için işverenine bilgi vermemeleri, iş güvenliği önlemi alınmamış çatıda kendi ve çalışma arkadaşının can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde çalışmaları nedeniyle tali kusurlu olduklarının anlaşıldığı,

Bu itibarla sanık …’ın asli kusuru ile sanık …’ın tali kusuru ile kazanın meydana gelmesine etkili oldukları ve eylemleri sonucunda katılanların yaralanmalarına sebebiyet verdikleri anlaşıldığından sanıkların eylemlerinin TCK 89/4 maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı ve bu şekilde sanıkların üzerilerine atılı bulunan suçu işlediği dairemizce kabul edilerek;

Bursa 17.Asliye Ceza Mahkemesi’nin22/10/2019 tarih ve 2016/259 (E) ve 2019/675 (K) sayılı kararının CMK 280/2-son maddesi gereğince ortadan kaldırılması neticesinde sanıkların müsnet suçtan cezalandırılmalarına dair karar tesis edilmiştir…”

Şeklindedir.

IV. GEREKÇE
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
A. Kusur durumuna, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğine İlişkin temyiz sebepleri Yönünden;
Sanık …’ ın … . San. Tic. Ltd. Şti’ nin sorumlusu olduğu, şirketin boya ve baskı fabrikasında bulunan 10 tane bacanın gaz emisyon ölçümlerini yaptırmak üzere, Ankara ilinde faaliyet gösteren sanık …’ın sorumlusu olduğu Ekotest Mühendislik şirketi ile anlaştığı, … şirketinde gaz ölçüm görevlisi olarak çalışan katılanların, eternit ile kaplı çatıya çıktıkları ve eternitin kırılması sonucu düşerek adli tıp kurumu raporunda belirtildiği şekilde yaralandıkları olayda;

… ile Ekotest arasında yapılan sözleşmeye göre, baca gazı ölçümüne gelecek olan firma gelmeden önce, Femteksin, ölçüm için gerekli olacak hazırlıkları yapması gerektiği, numune alma deliğinin hazırlanması, güvenli bir şekilde ölçüm yapılabilmesi için gerekli ise platform hazırlanması, ölçüm noktasına ulaşabilmek için gerekli araçların temini hususuna yer verildiği görülmüştür. Tehlikeli işler kategorisinde yer alan fabrikada, B sınıfı iş güvenliği uzmanı …’ın kısmi süreli olarak, ayda 9 saat çalışacak şekilde görevlendirildiği, en son 08.06.2015 tarihinde hazırlamış olduğu risk değerlendirme raporunda, çatılar ile ilgili olarak bir risk değerlendirmesinin yapılmadığı, halbuki fabrikada bulunan çatılara düzenli aralıklarla çıkılıp gaz emisyon ölçümü yapıldığının anlaşıldığı, fabrikada 54 çalışanın bulunduğu, 6831 sayılı İş sağlığı ve Güvenliği Kanuna göre, tehlikeli sınıflarda 50 den fazla işçi çalıştıran işyerlerinde, A veya B sınıfı iş güvenliği uzmanının ayda işçi başına en az 15 dakika olacak şekilde çalışması gerektiği, çalışan sayısına uygun mevzuatın belirlediği asgari sürelerin altında olacak şekilde yetersiz sürelerle iş güvenliği uzmanı ile iş yeri hekimi görevlendirilmesi, kırılgan çatı örtüsü üzerine sağlam ve dayanıklı güvenilir geçit yolu oluşturmaması, gerekli önlemler alınmamış çatıda çalışılmasına izin verilmesi, yeterli sayıda sabit ankraj noktası veya yatay yaşam hattı oluşturmaması ve geri sarmalı düşüş durdurucu ekipman sağlamaması bu şekilde yükümlülüklerini yerine getirmeyip aykırı davranışta bulunarak dava konusu olayın meydana gelmesinde doğrudan etkisi olması nedeni ile sanığın asli kusurlu olduğu yönündeki Bölge Adliye Mahkemesi tarafından alınan 17.05.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunun dosya ile uyumlu olduğu görülmüş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Eser Sözleşmesinin Mevcut Olduğu Durumlarda, İş Sahibinin İş Güvenliği Mevzuatı Çerçevesince Sorumluluğu Bulunmadığı Yönünden;
Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Somut olayda sanık … (iş sahibi) ile akdi ilişkiye giren sanık …, bir sonuç (eser) meydana getirmeyi taahhüt etmemektedir. Bir hizmet sunmayı taahhüt etmektedir. Hizmet akdinde, işçinin işi ifa, özen gösterme, sadakat borcuna karşılık, işverenin ücret ödeme, ihtimam ve yardım gibi borçları bulunmaktadır…. ile … arasında yapılan sözleşmeye göre, baca gazı ölçümüne gelecek olan firma gelmeden önce, …, ölçüm için gerekli olacak hazırlıkları yapması gerektiği, numune alma deliğinin hazırlanması, güvenli bir şekilde ölçüm yapılabilmesi için gerekli ise platform hazırlanması, ölçüm noktasına ulaşabilmek için gerekli araçların temini hususunun düzenlenmesi karşısında; iş veren sıfatıyla sanığın sorumluluğunu kaldırmayacağından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 19.10.2021 tarihli ve 2019/2270 Esas, 2021/1729 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 17. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2023 tarihinde karar verildi.