Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/8595 E. 2023/632 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8595
KARAR NO : 2023/632
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılanlar vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2012 gün, 6-386; 30.11.2010 gün, 5-237; 29.05.2007 gün, 114-113; 26.05.2009 gün ve 50-130 sayılı ve benzer kararlarında vurgulandığı üzere; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/3, 232/6. maddeleri gereğince, hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin anlaşılabilir nitelikte açıkça gösterilmesi zorunluluğuna rağmen, sanık hakkında verilen düşme hükmüne yönelik temyiz yoluna başvuru süresinin 1 hafta olduğu gözetilmeden, Mahkemece dosyanın esası hakkında karar verildikten sonra, hükmün yasa yolu kısmında temyiz yasa yoluna başvuru süresi 15 gün olarak belirtilerek yasa yolunun yanlış gösterilmesi suretiyle katılanların yanıltıldığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan düşme hükmüne yönelik temyiz başvuru süresinin 15 gün olduğu kabul edilerek süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2012 tarihli ve 09/03/2012 tarih ve 2011/87 esas 2012/201 karar sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 inci maddenin birinci fıkrası gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’ nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

2. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2012 tarihli ve 09/03/2012 tarih ve 2011/87 esas 2012/201 karar sayılı kararının 15.05.2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip sanığın denetim süresi içinde 28.12.2015 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddenin birinci fıkrasında tanımlanan “Mala zarar verme” suçunu işlediği ve … 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24.03.2016 tarih ve 2016/102-235 sayılı karar ile bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verildiği, hükmün 24.03.2016 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Kanun’nun 231 inci maddesinin on birinci fıkrası maddesi gereğince açıklanmasına dair … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli ve 2016/254-2016/388 sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli ve 2016/254-2016/388 sayılı kararının katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 01.11.2021 tarihli ve 2019/12466 Esas, 2021/7472 Karar sayılı kararı ile;

“…İncelenen dosyada, 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının dayanağı olan bildirime konu, … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/03/2016 tarih ve 2016/102-235 sayılı hükmü ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 151/1. maddesinde düzenlenen hali ile mala zarar verme suçunu işlediğinden bahisle mahkumiyet hükmü verildiği anlaşılmakla; hükümden sonra, 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” ibaresinin kanun metninden çıkarılması sebebiyle, 5237 sayılı TCK’ nın 151. maddesinde tanımı yapılan mala zarar verme suçu da uzlaşma kapsamına alındığından, yapılan Kanun değişikliği gereği sanık hakkındaki … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/03/2016 tarih ve 2016/102-235 sayılı hükmüne ilişkin olarak uyarlama yargılaması yapılması için mahkemesine bildirimde bulunulup, yapılacak yargılama ile verilecek hükmün sonucuna göre hükmün açıklanıp açıklanmayacağı hususunda bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması…” nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir.

4. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2022 tarihli ve 2021/768 E., 2022/656 K. sayılı kararı ile; sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25/10/2022 tarihli ve 2022/127761 sayılı, “…Katılanlar vekili, 08/06/2022 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunmuş ise de, 5271 sayılı CMK’nın 294. ve 295/1. maddeleri uyarınca temyiz sebepleri gösterilmediği…” gerekçesi ile ret görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1. Olay günü saat 03:00 sıralarında, sanığın sevk ve idaresinde bulunan … plaka sayılı aracı ile seyir halinde iken, şerit ihlali yaparak karşı yönden kendi şeridinden gelmekte olan katılan …’in sevk ve idaresinde bulunan motosiklete çarpması neticesinde motosiklet sürücüsü ile arka kısımda yolcu olarak bulunan katılan …’ın yaralandığı anlaşılmıştır.

2. … Devlet Hastanesi tarafından tanzim edilen 22.12.2010 tarihli raporuna göre, katılanların basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandıklarının bildirildiği görülmüştür. Sanığın 0,95 promil alkollü olduğuna dair aynı gün kazadan yaklaşık 5 saat sonra alkolmetre ile yapılan ölçüm sonucunu içeren genel adli muayene raporu, olay yeri krokisi, tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Yargılama aşamasında yapılan keşfe dayalı 04.11.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre, sanığın şeride tecavüz etme, aracın hızını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak ve yasal sınırlar üzerinde alkollü içki alarak … kullanma kusurlarını ihlal ettiğinden tamamen kusurlu olduğunun bildirildiği görülmüştür.

4. Mahkemece; “…Her ne kadar sanık hakkında “Taksirle Birden Fazla Kişinin Yaralanmasına Neden Olma” suçundan dolayı dava açılmış ve eylemi sabit görülerek mahkememizin 2011/87 Esas 2012/201 Karar sayılı ilamı ile hakkında verilen ceza yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 15/05/2012 tarihinde kesinleştiği ve sanığın bu tarihten itibaren 5 yıl süreyle denetime tabi olduğu, sanığın bu denetim süresi içinde 28/12/2015 tarihinde kasten suç işleyerek … 6. Asliye Ceza Mahkemesince mahkememiz dosyasına ihbarda bulunulduğu ve açıklanması geri bırakılan hükmün mahkememiz 2016/254 Esas 2016/388 Karar sayılı ilamı ile açıklandığı; ihbara konu … 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2016/102 Esas 2016/235 Karar sayılı ilamının uzlaşmaya tabi olması nedeniyle dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği tarafların uzlaştığı; yapılan uyarlama yargılaması neticesinde ihbara konu ilamın ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verildiği; bu nedenlerle mahkememiz dosyasına ihbar edilen hükmün ortadan kaldırıldığı, sanığın dosya kapsamında başka ihbar ilamının da olmadığı, sanığın yapılan UYAP entegrasyon sorgulamasında da denetimde olduğu 15/02/2012 – 15/02/2017 tarihleri arasında kasten başka bir suç işlemediği anlaşılmakla 5271 sayılı CMK’nın 231/10. maddesi gereğince yasal şartları oluştuğunda sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak…” sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.

5. Hükmün açıklanmasının dayanağı olan bildirime konu, … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/03/2016 tarih ve 2016/102-235 sayılı hükmüne ilişkin olarak uyarlama yargılaması yapılması için mahkemesine bildirimde bulunulup, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği tarafların uzlaştığı; yapılan uyarlama yargılaması neticesinde ihbara konu ilamın ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verildiğine ilişkin … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2022 tarih ve 2016/102-235 sayılı kararı dava dosyasında bulunmaktadır.

6. Sanık …’ya ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

7. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyularak yargılama yapılıp karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi Yönünden
1. Sanığın olay tarihinde sevk ve idaresinde bulunan … plaka sayılı aracı ile seyir halinde iken, şerit ihlali yaparak karşı yönden kendi şeridinden gelmekte olan katılan …’in sevk ve idaresinde bulunan motosiklete çarpması neticesinde motosiklet sürücüsü ile arka kısımda yolcu olarak bulunan katılan …’ın yaralandığı olay kapsamında açılan dava neticesinde; Mahkemece yapılan yargılama sonucu sanığın eylemi sabit görülerek hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/102 Esas 2016/235 Karar sayılı ihbar yazısı ile sanığın denetim süresi içinde kasten suç işlediğinden bahisle dosyanın yeniden değerlendirildiği, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli ve 2016/254-2016/388 sayılı kararının katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 01.11.2021 tarihli ve 2019/12466 Esas, 2021/7472 Karar sayılı kararı ile; “…hükmün açıklanmasının dayanağı olan bildirime konu, … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/03/2016 tarih ve 2016/102-235 sayılı hükmü ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 151/1. maddesinde düzenlenen hali ile mala zarar verme suçunu işlediğinden bahisle mahkumiyet hükmü verildiği anlaşılmakla; hükümden sonra, 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” ibaresinin kanun metninden çıkarılması sebebiyle, 5237 sayılı TCK’nın 151. maddesinde tanımı yapılan mala zarar verme suçu da uzlaşma kapsamına alındığından, yapılan Kanun değişikliği gereği sanık hakkındaki … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/03/2016 tarih ve 2016/102-235 sayılı hükmüne ilişkin olarak uyarlama yargılaması yapılması için mahkemesine bildirimde bulunulup, yapılacak yargılama ile verilecek hükmün sonucuna göre hükmün açıklanıp açıklanmayacağı hususunda bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması…” nedeniyle bozma kararı verildiği anlaşılmaktadır.

2. Bozma ilamına eylemli uyularak yapılan yargılama aşamasında, ihbara konu … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/102 Esas 2016/235 Karar sayılı ilamının uzlaşmaya tabi olması nedeniyle dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği ve tarafların uzlaştığı; yapılan uyarlama yargılaması neticesinde ihbara konu ilamın ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verildiği; bu nedenle ihbar edilen hükmün ortadan kaldırıldığı, sanığın dosya kapsamında başka ihbar ilamının da olmadığı, sanığın yapılan UYAP entegrasyon sorgulamasında da denetimde olduğu 15.02.2012 – 15.02.2017 tarihleri arasında kasten başka bir suç işlemediği anlaşılmakla 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddenin onuncu fıkrası gereğince yasal şartları oluştuğundan sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddenin sekizinci fıkrası gereğince davanın düşmesine karar verildiği anlaşılmakla, katılanlar vekilinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

B. Tebliğname Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.01.2022 tarihinde oy birliğiyle verdiği 2021/133 esas, 2022/6 karar sayılı kararında özetle “….temyiz dilekçesinde maddi hukuka aykırılık iddiasının ileri sürüldüğü hâllerde, temyiz nedeni olarak gösterilen maddi hukuka aykırılıklar yanında dilekçede açıklanmış olmasa dahi dosyaya yansıyan tüm maddi hukuka aykırılıkların temyiz denetiminde incelenmesi gerektiği, yine temyiz nedeni olarak ileri sürülmemekle birlikte inceleme sırasında saptanan mutlak hukuka aykırılıklar ile 5271 sayılı CMK’nın 289. maddesinde yazılı hukuka kesin aykırılıklar nedeniyle kararın bozulması yoluna gidileceği, bu nedenle “usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması” talebini içeren temyiz dilekçesinin incelenmesi gerektiği ….” şeklindeki Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı karşısında; katılanlar vekilinin süre tutum dilekçesinde “ …müvekkiller aleyhinde vermiş olduğu kısa karar usul ve yasaya aykırıdır…” şeklindeki temyiz talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 294 ve 295/1 maddeleri uyarınca, temyiz sebepleri gösterilmediğinden temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesi gereğince reddine ilişkin, tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

C. Yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddenin onuncu fıkrası gereğince yasal şartları oluştuğundan sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddenin sekizinci fıkrası gereğince davanın düşmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2022 tarih ve 2016/102-235 sayılı kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebebi ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebebinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.03.2023 tarihinde karar verildi.