YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9241
KARAR NO : 2022/10356
KARAR TARİHİ : 21.12.2022
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Taksirle yaralama suçundan sanık …’in mahkumiyetine, sanık …’in baraatine ilişkin hükümler sanık … müdafii ve mağdur küçük Hamza zorunlu müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık Menderesin yöneticisi bulundugu apartmanda bir süredir devam eden mantolama işi dolayısıyla cephesinde iskele kurulu oldugu ve işin yapılabilmesi için fransız tipi camların önünde bulunan balkon korkuluklarının söküldüğü, işin temmuz ayında bitmesi gerekirken firma sahibi olan sanık …’in cezaevine girmiş olması dolayısıyla işin geciktiği, olay günü ikinci katta ikamet eden 1 yaşındaki mağdurun fransız tipi camın açık olması sebebiyle 2.5 metre yüksekten düşerek hayati tehlike geçirecek ve kafatasında 2. derece kırık olacak şekilde yaralandıgı olayda;
1-Sanık … hakkında verilen beraat hükmüne yönelik mağdur vekilinin temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Kazaya konu yapım işinin sözleşmeyle benzer işler yapan bir firmaya tüm güvenlik önlemlerinin firma tarafından alınması hususunda kayıt düşülerek verilmesi nedeniyle apartmanın yönetici olan sanığa atfı kabil kusur bulunmadığı tespit edilerek beraatine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, mağdur zorunlu müdafinin sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında verilen hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesine gelince;
5271 sayılı CMK’nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesinde yeniden düzenlenmiş olan ‘’Basit Yargılama Usulü’’ başlıklı 251. maddenin 1. fıkrasında yer alan ‘’Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.’’ şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı ve temyizen incelenen kararda mahkemece genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip karar verildiği gözetildiğinde mahkemenin uygulama yapılmayacağına ilişkin takdirinin olduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki bu hususta bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yukarıda izah edildiği üzere söz konusu yapım işini sözleşme karşılığında üstlenen sanığın, söktüğü korkuluklar dolayısıyla oluşabilecek tehlikelere karşı düşmeyi önleyici tedbir almaması nedeniyle asli kusurlu olduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre mağdur vekilinin ceza miktarına, sanık müdafinin ise; kusur durumuna ve sair nedenlere yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 21/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.