Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/9256 E. 2023/3664 K. 05.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9256
KARAR NO : 2023/3664
KARAR TARİHİ : 05.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/89 E., 2022/205 K.
SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma, taksirle yaralama
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçlarından sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/3, 89/1, 89/2-b ve 52. maddeleri uyarınca 3 ay hapis ve 8.100,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetime tâbi tutulmasına dair İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/06/2016 tarihli ve 2014/1258 esas, 2016/338 sayılı kararına karşı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/07/2021 tarihli ve 2021/625 değişik iş sayılı kararı ile; İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/06/2016 tarihli kararının taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçu yönünden temyiz edilmesi üzerine, anılan kararın Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 15/12/2020 tarihli ve 2019/9647 esas 2020/7098 karar sayılı ilamıyla bozulmasını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonucunda, sanığın taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89/1, 89/2-b, 52 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251/3. maddeleri uyarınca 6.075,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/04/2022 tarihli 2021/89 esas, 2022/205 sayılı kararı, itiraz edilmeyerek kesinleşmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca, 08.08.2022 tarihli ve 94660652-105-34-19977-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2022 tarihli ve KYB-2022/113370 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.10.2022 tarihli ve KYB-2022/113370 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“…1- Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçu yönünden yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61. maddesinin 5. fıkrasında “…Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir..” şeklinde yer alan düzenleme ile sonuç cezanın nasıl belirleneceğinin düzenlendiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Basit yargılama Usulü” başlıklı 251/3. maddesinde yer alan “Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenlemede ise indirim oranının sonuç ceza belirlendikten sonra uygulanması gerektiğinin anlaşılması karşısında,

Mahkemesince sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 89/1 ve 89/2-b maddeleri gereğince hükmolunan 405 gün karşılığı adli para cezasından, 5271 sayılı Kanun’un 251/3. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapılarak belirlenecek olan 303 gün adli para cezasının anılan Kanun’un 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden, 6.060,00 Türk Lirası adli para cezasına çevrilmesi gerekirken, önce adli para cezasına çevrilip sonrasında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251/3. maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayin olunmasında,

2- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden yapılan incelemede;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede;

01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “Trafik güvenliğini tehlikeye sokma” başlıklı 179. maddesinin 2. fıkrasında kara, deniz, hava veya ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişinin … kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayımızda ise bir kişinin yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, bir suçtan dolayı sanığın bir kez cezalandırılabileceği, taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûm edilmesinin yanında aynı eylem nedeniyle bir de trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan sanığın aleyhine olacak şekilde ikinci kez cezalandırılmayacağı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir…”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçundan açılan davanın yargılaması sonucunda, İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/06/2016 tarihli ve 2014/1258 esas, 2016/338 sayılı kararı ile trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetime tâbi tutulmasına karar verildiği; taksirle yaralama suçundan ise 5237 sayılı Kanunu’nun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 270 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca cezasından 1/2 oranında artırım yapılarak 405 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 50. Maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca günlüğü 20,00 TL den paraya çevrilerek 8.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/06/2016 tarihli ve 2014/1258 esas, 2016/338 sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.12.2020 tarihli ve 2019/9647 Esas, 2020/7098 sayılı kararı ile “trafik güvenliğini tehlikeye sokma” suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesinin 12.bendi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi olduğu, dosyanın incelenmeksizin Tevdiine; taksirle yaralama suçundan ise sair yönleri incelenmeksizin basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

3.İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi, 05/04/2022 tarihli 2021/89 esas, 2022/205 sayılı kararı ile bozma ilamına uyarak, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89/1, 89/2-b, 52 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251/3. maddeleri uyarınca 6.075,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verdiği, kararın itiraz edilmeyerek kesinleştiği görülmüştür.

4.Sanık hakkında ” trafik güvenliğini tehlikeye sokma” suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına sanık müdafii tarafından itiraz edildiği, itirazı inceleyen mercii İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi 28.07.2021 tarih, 2021/625 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar vermiştir.

A.Taksirle yaralama suçu yönünden;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Basit yargılama Usulü” başlıklı 251/3. maddesinde yer alan “Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılma
ksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme ile basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 89/1 ve 89/2-b maddeleri gereğince hükmolunan sonuç ceza 405 gün üzerinden, 5271 sayılı Kanun’un 251/3. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapılarak belirlenecek olan 303 gün adli para cezasının anılan Kanun’un 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20,00 Türk Lirası üzerinden, 6.060,00 Türk Lirası adli para cezasına çevrilmesi gerekirken: cezanın uygulamasında hata yapılarak 405 gün karşılığı adli para cezasının önce paraya çevrilerek bulunan 8.100,00 TL üzerinden, 5271 sayılı Kanun’un 251/3. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapılarak 6.075,00 TL ceza hesaplanmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin olunması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2022 tarih, 2021/89 Esas ve 2022/205 Karar sayılı kararı hukuka aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

B. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden;
Sanık hakkında ” trafik güvenliğini tehlikeye sokma” suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına sanık müdafii tarafından itiraz edildiği, itirazı inceleyen mercii İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi 28.07.2021 tarih, 2021/625 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, 5237 sayılı Kanun’un “Trafik güvenliğini tehlikeye sokma” başlıklı 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde … sevk ve idare edemeyecek olan kişinin … kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayda ise bir kişinin yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; tehlikeli eylemin zarara yol açması ve her iki suçun birlikte işlenmesi halinde sanığın hangi suç nedeniyle cezalandırılacağı belirlenirken, suçlar için Kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu- tehlike suçu ölçütünün esas alınması suretiyle, sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu ahvalde sadece taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, ancak kovuşturma şartı olan şikayetin gerçekleşmemesi, şikayetten vazgeçilmesi veya uzlaşma nedeni ile taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı ahvalde ise, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılması gerektiği, somut olayda sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırıldığı gözetildiğinde, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ”hüküm verilmesine yer olmadığına” kararının verilmesi gerektiği, taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûm edilmesinin yanında aynı eylem nedeniyle bir de trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan sanığın aleyhine olacak şekilde ikinci kez cezalandırılmayacağı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.07.2021 tarih, 2021/625 değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulması talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2022 tarih, 2021/89 Esas ve 2022/205 Karar sayılı kararı ile İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.07.2021 tarih, 2021/625 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2023 tarihinde karar verildi.