YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9597
KARAR NO : 2023/3515
KARAR TARİHİ : 02.10.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/305 E., 2022/445 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
KARAR : Davanın kısmen kabulü
TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili, davalı vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 11.05.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin tutuklu kalması sebebi ile mahrum kaldığı 9 aylık kazancı olan 22.500,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız tutuklamanın gerçekleştiği 27.06.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 06.06.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının tazminat talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.07.2016 tarihli ve 2016/135 Esas, 2016/182 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.598,28 TL maddi, 7.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
4.Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.07.2016 tarihli ve 2016/135 Esas, 2016/182 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 18.04.2022 tarihli ve 2021/61 Esas, 2022/2966 Karar sayılı ilâmıyla;
“1- Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında davacı hakkında düzenlenen tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle davacının tutuklama ve tahliye tarihleri ile infaz edilen sürenin tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 5271 sayılı CMK’nın 144/1-a maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, mahsup edilen sürenin hükmolunacak maddi ve manevi tazminat miktarının tayininde dikkate alınması gerektiği nazara alındığında, davacının tutuklu kaldığı sürelerin diğer bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediği hususu açıklığa kavuşturulmadan, yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
a- Davacının 27.06.2008 – 26.03.2009 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı süreye ilişkin olarak tazminat talebinde bulunulduğu dikkate alınarak, belirtilen tarih aralığına ilişkin olarak 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama yapılarak 4.563,13 TL’nin maddi tazminat olarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle maddi tazminatın eksik tayini,
b- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
6. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2022/305 Esas, 2022/445 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 4.563,13 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.11.2022 tarihli, davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davalı vekilinin temyiz sebepleri
1.Davanın reddi gerektiğine,
2.Bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ edilmediğine,
3.Hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna,
4.Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
5.Sair nedenlere,ilişkindir.
B. Davacı vekilinin temyiz sebepleri
1.Maddi tazminatın asgari ücrete göre hesaplanmasının hatalı olduğuna,
2.Sair nedenlere,ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü:
Davacının suç işlemek amacıyla örgüt kurma, örgüte üye olma suçlamaları ile soruşturma aşamasında 26/06/2008 tarihinde göz altına alındığı, Kastamonu Sulh Ceza Mahkemesinin 28/06/2008 gün ve 2008/118 sorgu sayılı kararı ile tutuklanmasına karar verildiği, tutukluluk kararının infazına Sincan 1 Nolu F Tipi Cezaevinde devam edildiği sırada Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 26/03/2009 tarih ve 2009/28 esas sayılı yazısı ile tahliye edilerek 26/03/2009 tarihinde serbest bırakıldığı, Ankara Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararın Yargıtay’ca bozulmasının ardından dosyanın Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, Mahkememizce atılı suçların yargılamanın hiç bir aşamasında mahkememizin görev alanına girmediği, atılı suçun Asliye Ceza Mahkemeleri görev sahasında bulunduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilerek dosyanın Kastamonu 2. Asliye Ceza Mahkemesine gönderildiği, Kastamonu 2. Asliye Ceza Mahkemesince de 2015/516-2016/93 E-K sayılı karar ile sanığın beraatine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacının tutuklu kalmış olduğu sürenin başka bir cezadan mahsup edilmediği, başka bir tazminat davasının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Maddi tazminatın miktarı belirlenirken, davacının gözaltı ve tutukluluk tarihinden önce ve tutukluluktan hemen sonra devam eden sürekli ve kurumsal kaydı bulunan bir işinin olup olmadığı, mükellefiyet veya herhangi bir gelir getiren başka bir kaydının bulunup bulunmadığı, buna bağlı olarak düzenli gelirinin bulunup bulunmadığı hususlarının gözetilmesi gerektiği, davacının belirtilen şekilde bir gelirinin veya işinin olmadığının tespit edilmesi halinde gözaltına alındığı veya tutuklandığı tarihte yürürlükte bulunan asgari ücret tarifesi uyarınca maddi tazminatın hesaplanması gerektiği belirtilmiştir.
Dosya kapsamı itibariyle her ne kadar davacı vekili müvekkilinin doğal gaz ustası olduğunu ve 2.500,00 TL aylık gelirinin olduğunu belirtmiş ise de, getirtilen SGK kayıtlarında davacının sürekli olarak asgari ücret üzerinden çalıştığı, bu ücretin üzerinde gelir elde ettiğine ilişkin olarak davanın kabulünü gerektirecek ispat içeren delil sunulamadığı, bu sebeple sanığın uğramış olduğu maddi zararının tespitinde asgari ücret esas alındığı, 26/06/2008-26/03/2009 tarihleri arasında geçerli olan asgari ücret ve Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 18/04/2022 tarih 2021/61 Esas, 2022/2966 Karar sayılı ilamı dikkate alındığında ödenmesi gereken maddi tazminat miktarının 4.563.13 TL olduğu belirtilmiştir.
Davacının tutuklulukta kalmış olduğu süre dikkate alındığında uğramış olduğu manevi acı ve üzüntüler nedeniyle 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Kastamonu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/516 Esas – 2016/93 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan 27.06.2008 – 26.03.2009 tarihleri arasında 272 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 05.04.2016 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
A.1.Davanın reddi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
5271 sayılı Kanun’un “Tazminat istemi” kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;
…
e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,
…
Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.
Bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluştuğundan maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
A.2. Bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ edilmediğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Bozma ilâmı sonrasında yapılan yargılamada dosyanın bilirkişiye tevdii edilmediği, bilirkişi raporunun mevcut olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz sebebi reddedilmiştir.
A.3. Hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.
A.4.Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 tarih, 2007/8-2 Esas, 2007/63 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, tazminat miktarının davacı tarafça kesin bilinmesi mümkün olmadığından, davalı lehine avukatlık ücreti ödenebilmesi ancak davanın tamamen reddi halinde mümkün olduğundan davalı lehine vekâlet ücreti ödenmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
A.5.Sair nedenlere ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, tazminat talebinin kısmen kabulü yönünde verilen kararın dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir.
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
B.1. Maddi tazminatın asgari ücrete göre hesaplanmasının hatalı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Davacının tutuklulukta geçirdiği dönem için maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya gözaltında kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.2.Sair nedenlere ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, tazminat talebinin kısmen kabulü yönünde verilen kararın dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2022/305 Esas, 2022/445 Karar sayılı kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2023 tarihinde karar verildi.