Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/9715 E. 2023/3587 K. 03.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9715
KARAR NO : 2023/3587
KARAR TARİHİ : 03.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/33 E., 2022/597 K.
SUÇ : Taksirle yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün;
karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/683 Esas, 2016/604 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin ikinci fıkrasının b bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.423,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

2. Konya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/683 Esas, 2016/604 sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 09.11.2021 tarihli ve 2019/11468 Esas, 2021/7777 Karar sayılı kararı ile basit yargılama hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından bozulmasına karar verilmiştir.

3.Konya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.09.2022 tarihli ve 2022/33 Esas, 2022/597 sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası,aynı maddenin ikinci fıkrasının b bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.423,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.11.2022 tarih, 2022/133961 sayılı tebliğnamesi ile hükmün onanması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın, solundaki aracın önüne doğru kırması nedeniyle sağa doğru manevra yapmak zorunda kaldığından kusuru bulunmadığına, yeniden rapor alınması gerektiğine, somut bir zarar olmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, alt sınırdan hüküm kurulması gerektiğine ve sanık hakkında adli para cezası tercih edilmesi sebebiyle cezanın ertelemeye engel olmadığına ve resen gözetilecek nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkeme gerekçesinde “…Yapılan yargılama sonunda, sanıkların savunmaları, tanık beyanları, mağdur … hakkında alınan raporlar, trafik kazası tespit tutanağı, Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi’nin raporu ile Karayolları Trafik Fen heyeti trafik uzmanı bilirkişilerin vermiş oldukları rapor ve tüm dosya kapsamına göre; 14/04/2015 günü saat 19:20 sıralarında sanık sürücü … yönetiminde olan … plakalı kamyoneti ile Yeni İstanbul caddesini takiben Otogar kavşağı istikametinden … Plaza istikametine seyir halindeyken Aydınlık Evler tramvay durağına geldiği sırada, daha önce yolda seyir halindeyken tartıştığı önünde aynı istikamette ve sağ ilerisinde seyreden sürücü sanık … yönetimindeki … plakalı otomobili durdurmak için bu otomobilin önüne geçip direksiyon kırdığı ve durduğu sırada … plakalı otomobilin sürücüsü sanık …’nin de bu araca çarpmamak için sağa yanaşarak durmak istediğinde yine aynı istikamette ve yolun en sağ şeridini takiben gelen … plakalı motosiklet sürücüsü sanık …’in önünü kapatan belirtilen araçlara çarpmamak için tedbir aldığı sırada dengesini kaybedip devrilerek yere yan yatması ve sürüklenmesi sonucu yukarıda açıklanan şekilde yaralandığı, bu sırada 1.65 promil alkollü olduğu, yukarıda açıklandığı şekilde kazanın oluşumunda sanıklardan …’ın olayı başlatan taraf olup 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/c, 67/c ve 84/f maddelerinde belirtilen trafik kurallarını ihlal edip ayrıca aşırı derecede dikkatsizlik ve tedbirsizlikte bulunduğu, bu nedenle olayda fazlasıyla birinci derecede (asli kusurlu), sanık … ‘in ise aynı kanunun 46/c bendi hükümlerinde belirtilen trafik kurallarını ihlal edip ayrıca dikkatsizlik ve tedbirsizlikte bulunduğu olayda kısmen tali derecede kusurlu olduğu, motosiklet sürücüsü sanık …’in ise aynı yasanın 52/b bendi hükümlerinde belirtilen trafik kurallarını ihlal edip ayrıca dikkatsizlik ve tedbirsizlikte bulunduğu ve olayda kısmen tali derecede kusurlu olduğu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; sanıklar … ile …’in kusurunun bilinçli taksir düzeyinde olmadığı, hüküm aşamasına kadar mağdur sanık …’in zararının giderildiği yönünde bir iddia veya beyan bulunmadığı dolayısıyla yaralanan mağdur sanık …’in zararının giderilmediği bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin koşullarının oluşmadığı, açıklanan şekilde sanık …’in taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediği sübuta ermekle, mağdur …’in yaralanmasının niteliği ve ağırlığı ile sanık … ‘ın kusur durumu dikkate alınarak cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılmasına karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır. Böylelikle tüm dosya kapsamına göre sanık … hakkında katılan mağdur …’e karşı taksirle bir kişinin nitelikli yaralanmasına neden olmak suçundan, sübut bulan eylemine uyan TCK’nin 89/1, 89/2-b, 62 maddelerine göre neticeten 3.423.- TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş, sanığın kovuşturma sonuçlanıncaya kadar katılan mağdurun zararlarını gidermediği anlaşıldığından sanık hakkında yasal koşulları oluşmayan CMK’nun 231/5-6 maddesi uygulanmamış, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.” denilmiştir.

2. 5271 sayılı Kanunun 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinde yeniden düzenlenmiş olan “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı ve bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada basit yargılama usulünün uygulanmamasına karar verilip genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip karar verildiği anlaşılmıştır.

3.Sanık aşamalarda özetle; olay günü aracıyla seyir halinde iken önünde orta şeritte seyreden motosikletten korna çalarak yol istediğini, motorsiklet sürücüsü yol vermeyince tekrar korna ile ikazda bulununca motorsiklet sürücüsünün el kol işareti yaparak yol verdiğini, motorsikletin hizasına geldiğinde kendisine küfür ettiğini, dikkati dağılması sebebiyle aracın sağ şeride doğru kaydığını, aracını düzeltip yoluna devam ettiği sırada solundan yaklaşan aracın kendisine birşeyler söylediğini, hızlanarak önüne geçmek için direksiyonu kırdığını, kendisinin de bu araca çarpmamak için sağ şeride hafif geçtiğini ve durduğunu, arkadan gelen motosikletlinin kayarak yere düştüğünü gördüğünü, kusursuz olduğunu savunmuştur.

4. Katılan aşamalardaki savunmasında özetle; olay günü üç adet bira içtiğini, kendine ait motorsikleti ile ikametine gitmek üzere iş yerinden çıktığını, Yeni İstanbul Caddesi üzerinde ilerlerken … Plaza civarına geldiğinde arka tarafından gelen plakasını, rengini ve modelini bilmediği bir aracın motosikletin arkasından vurduğunu ve bu şekilde yere düştüğünü, bu esnada kafasından yaralandığını, alkollü olduğu için olayın nasıl meydana geldiğini hatırlamadığını, kimseye küfretmediğini, yaralanmasına sebep olan iki … sürücüsünden de davacı ve şikayetçi olduğunu, kaza sonucunda yaralandığını, davaya katılmak istediğini belirtmiştir.

5.Diğer … sürücüsü ve bozma öncesi hakkında verilen mahkumiyet hükmü kesinleşen … aşamalardaki savunmasında özetle; seyir halinde olan katılanın arkasında seyreden sanığın korna çalarak yol istediğini, katılanın sağa geçtiği sırada aralarında el kol işaretleriyle tartışma yaşandığını bu sırada sanığın sağa kırarak katılanın dengesini kaybetmesine neden olduğunu, kendisinin de sanığın solundan geçerken napıyorsun diyerek kendisini ikaz ettiğini kendisine de el kol hareketi yaptığını, sağa çekmesini işaret ettiğini ve sağa kırarak önüne geçtiğini sanığın da sağa manevra yapınca arkadan sanığa yetişmeye çalışan katılanın frene basarak kaydığını ve düştüğünü beyan etmiştir.

6.Sürücü …’in aracında bulunan tanık Mustafa kollukta “.. günü saat;19.10 sıralarında …’in kullanmış olduğu … plakalı araçla bizleri evlerimize bırakacaktı. Ben araçın ön koltuğunda oturuyordum. Yeni İstanbul caddesi üzerinden,otogar istikametine seyir halinde iken Paşa Zade Restaurant önüne geldiğimizde, bir mavi otomobille motorsiklet seyir halinde birbirleriyle dalaşıyorlardı, motorsiklet aracın bir sağına bir soluna geçiyordu.Mavi renkli otomobil birden motorsikletin önüne kırdı carpmadı araçı geri düzeltti…. bunları görünce kornaya bastı,yan camı actı mavi renkli otomobilin yarına yanaştı camını actı otomobildeki şahsa utanmıyormusun adamı düşürecektin dedi, şahısta cellattine sanane sen neden karışıyorsun elkol hareketleri yaptı.Bu esnada cellattin şahsa sağa cek dedi ve bizim içinde bulnduğumuz araçı cellalettin sağa cekiyordu, mavi renkli … bize bakıyordu önüne bakmıyordu bu yüzden motorsiklete çarptı ve motorsikletli yere düştü.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

7.Sanığın aracında bulunan eşi olan tanık Fatma olayı sanık gibi anlatmıştır.

8.Katılan kati adli raporu dosya içerisinde mevcuttur.

9.Kaza tespit tutanağı kazayı iki araçlı olarak göstermiş, manevra kurallarına uymayan sanığa asli, hızını aracının teknik özellikleri ile trafik ve yol durumuna uydurmayan katılana tali kusur aftetmiştir.

10.Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen raporda sanığın, otomobil ile orta şeritte seyrederken, trafiğe uygun hızla seyretmediği, trafikteki satışmalar nedeniyle sol şeridi takiben sürücü … sevk ve idaresindeki otomobilin önüne kırıp durması nedeniyle bu araca çarpmamak için kontrolsüzce sağa yönelmesiyle yolun sağını takiben gelen sürücü … sevk ve idaresindeki motosikletin seyir durumunu bozmasıyla meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle tali kusurlu, katılanın sevk ve idaresindeki motosiklet ile yolun sağını takiben alkollü vaziyette seyrederken yola gereken dikkatini vermediği, aracının hızını yük ve teknik özellikleriyle yol, hava, görüş ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, önünde sağa doğru doğrultu değiştiren sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile çarpışmamak için aldığı önlemler akabinde aracının direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.

11.Karayolları fen heyeti görevlilerinden oluşan üç kişilik heyetten alınan raporda sanığın, diğer araçları da dikkate alıp süratini tehlike anında aracını en kısa mesafede emniyetle durdurabilecek asgari bir hıza düşürmesi, yolu etkin şekilde kontrol edip, kontrolsüz olarak doğrultu değiştirmemesi, önüne manevra yapan aracı gördüğünde kontrolsüzce sağa manevra yerine fren yaparak kendi gidiş istikametinde kalması gerekirken kontrolsüz sağa manevra yaparak katılanın önünü kapatması nedeniyle tali, katılanın da derhal fren yaparak kendi gidiş yolunda kalması gerekirken mahal şartları üzerinde hızla ve alkollü … kullanması nedeniyle dengesini kaybederek düşmesinde tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Yapılan inceleme ve toplanan deliller neticesinde yerel mahkemece tespit edilen kusur durumunda, olayın meydana geliş şekli ve neticeye göre hükmedilen ceza miktarında, isabetsizlik görülmemiş, sanık hakkında adli para cezası tercih edilmesi nedeniyle erteleme hükümlerinin uygulanması ile kazada yaralanan katılanın zararını gidermeyen sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmamış, bu nedenle sanık müdafinin kusura, ceza miktarına erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, dosyadaki mevcut bilirkişi raporlarının oluşla uyumlu ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen eksik araştırmaya yönelik ve diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.09.2022 tarihli ve 2022/33 Esas, 2022/597 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2023 tarihinde karar verildi.