Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/2011 E. 2023/3595 K. 03.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2011
KARAR NO : 2023/3595
KARAR TARİHİ : 03.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/681 E., 2015/1032 K.
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.06.2012 tarihli ve 2011/943 Esas, 2012/475 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesi uyarınca neticeten 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezaladırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

2…. 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2015 tarihli ve 2015/681 Esas, 2015/1032 Karar sayılı kararı ile sanığın denetim süresi içerisinde 08.12.2014 tarihinde hırsızlık suçunu işlediğinden ve Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine dair kararının 24.06.2015 tarihinde kesinleştiğinden bahisle sanık hakkındaki hükmün 5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasıyla, 5237 sayılı Kanunun 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sanığın neticeten 1.500,00 TL adli para cezası ile cezaladırılmasına karar verilmiştir.

3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.02.2021 tarih, 2016/87017 sayılı tebliğnamesi ile basit yargılama hükümlerinin değerlendirimesi amacıyla kararın bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suçu işlemediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanunun 231 nci maddesinin sekizinci fıkrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulacağı belirtilmiş olup, denetim süresinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlayacağı, incelemeye konu dosyada yokluğunda verilen kararın katılana tebliği sağlanmadan kesinleştirme işlemi yapıldığı; dolayısıyla 06.06.2012 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulünce kesinleştiğinin ve beş yıllık denetim süresinin süresinin başlaması ile 5271 sayılı Kanunun 231 nci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca dava zamanaşımının durduğunun kabul olunamayacağı, bu durumda 06.06.2012 tarih 2011/943 esas, 2012/475 karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı usulünce kesinleşmediğinden, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlendiği gerekçesiyle hükmün açıklanmasına dair … 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 29.12.2015 tarih 2015/681 esas, 2015/1031 karar sayılı kararın hukuki değerden yoksun bulunduğu anlaşılmıştır.

Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de; sanık yönünden zamanaşımını kesen en son işlem 29.02.2012 tarihli savunma olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine göre öngörülen 8 yıllık zamanaşımının 29.02.2020 tarihinde gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2015 tarihli ve 2015/681 Esas, 2015/1032 Karar sayılı kararına yönelik temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2023 tarihinde karar verildi.