YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/973
KARAR NO : 2023/3740
KARAR TARİHİ : 09.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/195 E., 2022/179 K.
SUÇ : Müstehcenlik
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10.10.2022 tarihli Tebliğname de sanıklar Gülsün ve Gülten müdafilerinin temyiz istemleri hakkında görüş bildirilmediği belirlenmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2014 tarihli ve 2014/51 Esas, 2014/553 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanıklar …., …., … hakkında müstehcenlik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 226 ncı maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
b)Sanık … hakkında müstehcenlik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesinin dördüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
2.Ankara 6.Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2014 tarihli ve 2014/51 Esas, 2014/553 Karar sayılı kararının sanıklar ve bir kısım sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 14.04.2019 tarihli ve 2016/9553 Esas, 2019/7368 Karar sayılı kararı ile ” a)Sanıklar …, …, …, … …, …, …, …, …,, …, ve …, …, …, …’e yükletilen TCK’nın 226/1-b maddesinde tanımlanan müstehcenlik suçundan kurulan hükümler yönünden; İncelemeye konu olaya bir kısım sanıkların, şehrin sokak ve caddelerine müstehcen görüntülü kartvizitler atması, bir kısım sanıkların ise matbaada bu kartvizitleri basarak ya da basılmasına aracılık ederek kartvizit atan sanıklara bunları temin etmesi, bir kısım sanıkların da kartvizit atan sanıklara kendi aracını kullandırmak ve aracından kartvizit atılmasına izin vermek suretiyle müstehcenlik suçunu işlediklerinin Yerel Mahkemece kabulü ile sanıkların mahkumiyeti yoluna gidildiği anlaşılmakla, suça konu kartvizitlerin her biri hakkında müstehcen nitelikte olup olmadığı konusunda denetime olanak sağlayacak şekilde bilirkişi raporu alınması sağlanıp, sonucuna göre müstehcenlik suçunun oluşup oluşmadığının, müstehcen nitelikte kabul edilen kartvizitlerin tespiti halinde bunların hangi sanıkların eylemine konu olduğunun karar yerinde tartışılması gerektiği gözetilmeyerek, genel ifadeler kullanılmak suretiyle yetersiz gerekçeyle mahkumiyetlerine karar verilmesi,b)Sanık … hakkında 226/4. maddesinde tanımlanan müstehcenlik suçundan kurulan hüküm yönünden ise;TCK’nın 226/4. maddesindeki “doğal olmayan” kavramının bireylerin cinsel yaşamının içerisinde yeri olmayan, aşağılayıcı veya bütün toplum tarafından da doğal olarak kabul edilmeyen ilişkileri tanımlamaktadır. Dairemizin istikrar kazanan içtihatları doğrultusunda TCK’nın 226/4. maddesi kapsamında kabul olunmayan cinsel birleşmelere ait görüntüler bu kavram içerisinde değerlendirilemeyecektir.Somut olayda; bilirkişi incelemesi sonucu sanığın bilgisayarında yapılan incelemede, lezbiyen ilişkilerini gösteren görüntülerin var olduğunun belirlendiği vurgulanarak, “doğal olmayan yollardan yapılan cinsel ilişkilerin bulunduğu” gerekçesiyle sanığın TCK’nın 226/4. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, bilirkişi raporunun içeriğinin TCK’nın 226/4. maddesinin uygulanması bakımından yeterli olmadığının anlaşılması karşısında, söz konusu raporda görüntü içeriklerinde çocukların kullanılmadığı, hayvanla cinsel ilişki görüntüleri bulunmadığı belirtilmiş ise de, görüntü içeriklerinde şiddet kullanılarak veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin bir ilişki türü olup olmadığının denetime olanak verecek biçimde açıklanmadığı anlaşıldığından, bu hususların tespiti için ek rapor alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, c)TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkması,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Ankara 53. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2022 tarihli ve 2021/195 Esas, 2022/179 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında müstencenlik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
4.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10.10.2022 tarihli ve 4-2022/85230 sayılı hükmün sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerekçesi ile bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Yargıtay 4. Ceza Dairesine tevdi edilmiştir.
5.Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 01.02.2023 tarihli ve 2022/13822 Esas, 2023/1415 Karar sayılı kararı ile Dairemize gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanıklar müdafiilerinin temyiz isteği; sanıklar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
2. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğine,İlişkindir.
III. GEREKÇE
1.Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 05.11.2014 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 53. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2022 tarihli ve 2021/195 Esas, 2022/179 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiilerinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2023 tarihinde karar verildi.