YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1617
KARAR NO : 2013/10700
KARAR TARİHİ : 21.03.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının temyizine ilişkin dilekçenin reddini mutazammın 14.11.2012 tarih, 29525/33075 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İtiraz konusu … İcra Müdürlüğü’nün 2012/6345 sayılı takip dosyasındaki alacak miktarı 1.183.20,YTL olup, bu alacağın yanında klima cihazının dış cephe üzerinden sökülerek balkonun içine alınmasına yönelikte icra emri düzenlendiği anlaşıldığından, buna ilişkin mahkeme kararının temyiz kabiliyeti bulunduğundan ve Dairemizin 14.11.2012 gün, 2012/29525 esas – 2012/33075 karar sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararı maddi hataya dayandığından ret kararının oybirliğiyle kaldırılmasına karar verildi.
Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde :
İcra dosyasında borçluya ilamların yerine getirilmesine ilişkin olarak 4-5 örnek icra emri gönderilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanun’nun 11, Avukatlık Kanunu 41 ve HMK’nun 73. maddesi gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur. Somut olayda, takip dayanağı ilamda borçlu …’ın vekili ile temsil edilmesi nedeniyle icra takibinde de işlemlerin adı geçen vekile yapılması gerekmektedir. Mahkemenin yukarıdaki kuralı açıklayan gerekçesi yasaya uygundur.
Ancak icra emrinin borçlu asıla tebliğinden sonra, borçlu vekilinin yasal süresi içerisinde icra mahkemesine başvurarak, tebligatın asile gönderildiğinden bahisle icra emrinin iptali yanında esasa ilişkin itirazlarını da ileri sürdüğü görülmektedir. Bu durumda, adı geçenin tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle icra emrinin iptalini talep etmesinde hukuki yararı yoktur. Yerleşik Yargıtay uygulamaları bu yöndedir.
O halde mahkemece, borçlu vekilinin esasla ilgili itirazları incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.