YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/31158
KARAR NO : 2013/39732
KARAR TARİHİ : 12.12.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı ve ihale alıcısı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK’nun 134/2. maddesinde; “İhalenin feshini Borçlar Kanunu’nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek sureti ile ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşulu ile icra mahkemesinden şikayet yoluyla ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler” hükmüne yer verilmiştir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 1020. maddesi uyarınca tapu sicili aleni olup, hiç kimse tapu sicilindeki bir kaydı bilmediğini ileri süremez. Ayni haklar eşya üzerinde doğrudan doğruya hakimiyet sağlayan mutlak haklar olduğu için herkese karşı ileri sürülebilir. Ayni hakların varlığını herkesin bilmesi için açıklık sağlanmalıdır. Taşınmazlarda bu açıklık tapu sicili ile sağlanır.
Somut olayda, alacaklı tarafından borçlu hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takip sonucu borçlu adına kayıtlı …, …, Türkmen mah., 91 ada, 1 parsel 2. blok 2 nolu bağımsız bölüm üzerine 01/11/2010 tarihinde haciz şerhi işlenmiştir. Hacizden sonra 3. kişi …, 14/04/2005 tarihli adi sözleşmeye dayalı olarak borçlu aleyhine tapu iptali ve tescil davası açmış, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/333 Esas-2012/384 Karar sayılı ilamı ile dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı 3. kişi adına tesciline karar verilmiştir. İcra müdürü haciz işlemini yaparken haciz tarihinde taşınmazın borçlu adına kayıtlı olması zorunlu ve yeterlidir. Taşınmaz haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı olduğundan icra memurunun haciz işleminde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Öte yandan tescil kararı, hacizden sonra verildiğinden ve tapudaki hacizlerin kaldırılması yönünde bir hüküm de taşımadığından şikayetçi, icra mahkemesinde ihalenin feshi talebinde bulunamaz.
O halde, mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının ve ihale alıcısının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.