Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/1192 E. 2014/4692 K. 20.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1192
KARAR NO : 2014/4692
KARAR TARİHİ : 20.02.2014

MAHKEMESİ : Manavgat İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/06/2013
NUMARASI : 2012/402-2013/202

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1- İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK’nun 438. ve İİK’nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi;
2-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı, borçlunun, dayanak senetlerin takip öncesi alacaklıya ödendiğini belirterek takibin durdurulması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, İİK.nun 33. maddesi gereğince borçlu tarafından sunulan ödeme belgesi altındaki imzanın alacaklı tarafından inkar edildiği ve bu madde kapsamında imza incelemesi yapılması da mümkün olmadığı gerekçesi ile istemin reddine karar verildiği kararın Dairemizce talebin İİK.nun 169.maddesi kapsamında itfa nedenine dayalı borca itiraz olup, borçlunun ibraz ettiği belge altındaki imza alacaklı tarafından inkar edildiğinden, İİK.nun 169/a-3 maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı kanunun 68/a maddesindeki usule göre imza incelemesi yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği nedeniyle bozulduğu mahkemece bozmaya uyulduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi incelemesinde karar verildiği bilirkişinin fotokopi belgeler üzerinde inceleme yaparak rapor düzenlediği görülmüştür. Yerleşik Yargıtay uygulamasına ve Dairemizin istikrar bulan kararlarına göre fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılması mümkün değildir. Bu nedenle imza incelemesine esas alınan belge (ibraname) aslı ile borçlunun uygulamaya elverişli imzalarının bulunduğu belge asıllarının getirtilerek incelemenin bunlar üzerinden yapılması gerekir. Mahkemece belge asılları üzerinde imzaların incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan borçlunun borca itirazının kabul edilmesi halinde İİK.nun 169/a-5. maddesi gereğince takibin durmasına karar verilmesi gerektiğinden takibin iptaline karar verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) no’lu bentte yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/02/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.