YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14762
KARAR NO : 2014/17520
KARAR TARİHİ : 17.06.2014
MAHKEMESİ : Küçükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/02/2014
NUMARASI : 2014/81-2014/81
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1- Borçlu . Teknik Tekstil İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.’nin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Alacaklının şikayetinin borçlulardan C.. P..’a yönelik olduğu, icra müdürlüğünün 24.01.2014 tarihli işleminde ve mahkemece verilen kararda borçlu .. Teknik Tekstil İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. hakkında verilmiş bir karar bulunmadığı anlaşıldığından, kararı temyiz etmesinde hukuki yararı bulunmayan borçlunun temyiz dilekçesinin (REDDİNE);
2- Borçlu C.. P..’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Borçlular aleyhinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takipte alacaklı vekili tarafından, borçlulardan C.. P..’a yapılan tebligat bila tebliğ dönmüş ise de, adı geçen borçlunun icra mahkemesinde borca itiraz ettiği, ardından davasını takip etmediği ve dosyanın işlemden kaldırıldığı, bu sebeple borçlu C. borca itiraz dava tarihi olan 10.09.2012 günü takibi öğrenmiş olduğundan bahisle borçlu hakkındaki haciz talebinin reddine dair icra müdürlüğü işleminin iptali talep edilmiş, mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
Borçlu, borca itirazını, İİK’nun 168/1. maddesinin 5. bendi uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş günlük sürede icra mahkemesine yapması gerekir. Anılan madde uyarınca itiraz süresi takibin öğrenildiği tarihten değil ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar. Ancak borçluya usulsüz de olsa bir tebligat yapılmış ise 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 32.maddesi uyarınca öğrenme tarihi tebliğ tarihi kabul edileceğinden, böyle bir durumda itiraz süresi öğrenme tarihinden başlayacaktır. Her hangi bir tebligat yapılmamış veya tebligat çıkarılmasına rağmen tebliğ edilemeden iade edilmiş olması halinde ise sözkonusu madde hükmü uygulanmaz.
Somut olayda borçluya usulsüz de olsa yapılmış bir tebligat bulunmadığından 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 32.maddesinin uygulama yeri yoktur.
Öte yandan haciz safhasına geçilebilmesi için borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmesi zorunludur. Takibin kesinleşebilmesi için ise; borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmesi ve yasal itiraz süresinin geçmesi ya da süreden feragat edilmesi zorunludur.
Somut olayda, borçluya tebliğ edilmiş bir ödeme emri bulunmadığına göre hakkındaki takibin kesinleştiğinden söz edilemez.
Bu durumda, borçlu C.. P..’a tebliğ edilmiş bir ödeme emri bulunmadığına göre, hakkındaki takibin kesinleştirilmesi ve haciz safhasına geçilmesi şeklindeki alacaklı talebi yasaya aykırı olup, mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile şikayetin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu C.. P..’ın temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/06/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.