Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/15106 E. 2014/18584 K. 25.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15106
KARAR NO : 2014/18584
KARAR TARİHİ : 25.06.2014

MAHKEMESİ : İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/03/2014
NUMARASI : 2014/227-2014/292

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu hakkında ihtiyati haciz kararına dayalı olarak başlatılan taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibinde; alacaklı asilin haricen tahsil nedeniyle icra takibinden feragatı ve borçlu tarafça ihtiyati haciz kararının kaldırılması için dosyaya ibraz edilen teminat mektubunun iadesine yönelik muvafakati nedeniyle borçlunun teminat mektubunun iadesi talebi ile icra müdürlüğüne yaptığı başvurunun ‘alacaklı vekilinin feragat beyanı halinde teminat mektubunun iadesine’ karar verileceği şeklinde işlem tesis edildiği, söz konusu icra işleminin iptaline yönelik şikayetin icra mahkemesince reddedildiği görülmektedir.
6100 sayılı HMK.nun 307.maddesine göre; “Feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir”. Aynı kanunun 309/1 .maddesine göre; “Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır” iradeye uygun olarak yapılan feragat kesin hükmün hukuki neticelerini doğurur.
Somut olayda, icra takibinde vekil ile temsil edilen alacaklı asilin 20.02.2014 tarihinde icra müdürlüğüne sunduğu dilekçesinde “Takip konusu alacak haricen tahsil edilmiş olduğundan icra takibinden feragat ediyorum. Karşı tarafın dosyaya ibraz ettiği teminat mektubunun da iadesine muvafakat ediyorum.” şeklinde beyanda bulunduğu, dilekçe ekinde kimlik tespitinin yapıldığı görülmekle bu haliyle alacaklı asilin feragat beyanının geçerli olduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda, mahkemece, borçlunun şikayetinin kabulü ile şikayet konusunun İcra Dairesi işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.