YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15932
KARAR NO : 2014/17537
KARAR TARİHİ : 17.06.2014
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/02/2014
NUMARASI : 2013/382-2014/138
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlular tarafından icra mahkemesine yapılan başvuruda, diğer feshi nedenleri yanında satış ilanının usulsüz tebliğ edildiği de ileri sürülerek 16 parsel sayılı taşınmazın ihalesinin feshinin talep edildiği, mahkemece istemin reddine karar verildiği görülmektedir.
Somut olayda şikayetçi Z.. K.. adına çıkartılan satış ilanı tebliğ işleminin 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre yapıldığı görülmektedir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21. maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memuruna imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır” hükmü yer almaktadır.
Madde metni, iki hali birlikte düzenlemiştir. Bunlardan ilki “adreste bulunmama”, diğeri ise “tebellüğden imtina”dır. Muhatabın, tebliğ adresinde ikamet etmekle birlikte, kısa ya da uzun süreli ve geçici olarak adreste bulunmadığının, tevziat saatlerinden sonra geleceğinin beyan ve bunun tevsik edilmesi halinde ancak, maddede sayılanlardan, örneğin muhtara imza karşılığı tebliğ edilip, 2 numaralı fişin kapıya yapıştırılması ve komşunun durumdan haberdar edilmesi işlemlerine geçilebilecektir.
Bu itibarla; Tebligat Yönetmeliği’nin 30. maddesinde öngörülen şekilde ve maddede belirtilen kişilere sorularak imzaları da alınmak suretiyle, imzadan çekinmeleri halinde, bu husus da belirtilerek, muhatabın adreste geçici olarak bulunmama sebebi ve tevziat saatlerinden sonra geleceği “tevsik edilmeden”, Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre yapılan tebligat işlemi geçersizdir. Zira bu belgeleme işlemi, devamı işlemleri belirlemesi yanında muamelenin doğru olup olmadığına karar verilmesi yönünden yardımcı olacak ve
tebliği isteyen makam ve hakimin denetimini sağlayacaktır.
Somut olayda borçlulardan Z.. K.. adına çıkartılan satış ilanı tebligatının adresin kapalı olup kimse bulunmaması nedeni ile en yakın komşusu S. T. sorulduğu, muhatabın işte olduğunu beyan etmesi üzerine tebliğ evrakının mahalle muhtarı imzasına teslim edilip, 2 no’lu formül kapısına yapıştırılarak, komşusu S. T. haber verildiği ancak komşunun imzası alınmadan ya da imzadan imtina ettiği belirtilmeden yapıldığı, dolayısıyla usulsüz olduğu anlaşılmaktadır.
Dairemizin süreklilik arz eden içtihatlarına göre, borçluya satış ilanının usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir. O halde, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda borçlulardan Z.. K.. yönünden ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile adı geçen borçlu yönünden de istemin reddi şeklinde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/06/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.