YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16556
KARAR NO : 2014/21759
KARAR TARİHİ : 18.09.2014
MAHKEMESİ : İzmir 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/03/2014
NUMARASI : 2014/189-2014/215
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibinde borçluların 7 örnek ödeme emri tebligatının usulsüzlüğünü ve ayrıca takip konusu borca itirazlarını ileri sürdükleri, mahkemece borçlular adına yapılan tebligatlar geçersiz olduğundan icra takibinin geri bırakılmasına, konulan hacizler varsa kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
İİK’nun 65. maddesine dayanan gecikmiş itirazda, tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olması, ancak, muhatabın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememiş olması halinde, gecikmiş itirazda bulunacak kişinin mazeretini gösterir delillerle birlikte, esasla ilgili itirazlarını ve dayanaklarını, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde icra mahkemesine bildirmesi gerekir. Maddeden de anlaşılacağı üzere gecikmiş itirazın ön koşulu usulüne uygun bir tebligatın yapılmış olmasıdır.
Borçlular mahkemeye verdiği dilekçede gecikmeli olarak yapılan itiraz deyimini kullanmışlar ise de, aynı dilekçede ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini de ileri sürmüşlerdir. Bu durumda HMK.nun 33.maddesi (HUMK’nun 76. maddesi) uyarınca hukuki tavsif hakime ait olup, başvuru bu hali ile gecikmiş itiraz değil, usulsüz tebligat şikayetidir (HGK’nun 5.6.1991 tarih ve 1991/12-258 Esas 1991/344 karar sayılı kararı).
Tebligat Kanunu ve Tebligat Yönetmeliği, tebliğ belgesindeki işlemin aksinin iddia edilmesi halinde bunun tahkik şeklini ve yöntemini göstermemiştir. Hakim, her somut olayın özelliğini, cereyan şeklini, gerçekleşen maddi olguları en ufak ayrıntılarına kadar gözönünde bulundurup iddiayı tahkik etmelidir. HGK’nun 07.04.1982 tarih ve 1377-337 sayılı kararında da benimsendiği üzere, tebligat parçasında yazılı olan hususun aksi her türlü delille ispatlanabilir.
Borçluların şikayet dilekçesi ile ileri sürdükleri hususlar göz önüne alındığında, şikayetin duruşmalı olarak incelenmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece duruşma açılıp tarafların beyanları alınarak ve öne sürülen hususlar tebliğ tarihi de nazara alınarak araştırılmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.