YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17223
KARAR NO : 2014/22185
KARAR TARİHİ : 23.09.2014
MAHKEMESİ : Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 08/04/2014
NUMARASI : 2012/774-2014/361
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, borçluya örnek 10 numaralı ödeme emri tebliği üzerine borçlunun İİK’nun 168/4.maddesinde öngörülen yasal 5 günlük sürede icra mahkemesine başvurarak, imzaya itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Mahkemece grafoloji ve sahtecilik uzmanı bilirkişiden alınan 01/07/2013 tarihli raporda çekteki keşideci şirket adına atılı imzanın şirket yetkilisi Y.Y. elinden çıkmadığının belirtildiği, aynı çekle ilgili Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesince Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’ndan alınan 28/11/2013 tarihli raporda imzanın Y. Y. eli ürünü olduğunun belirtildiği, bu rapora itiraz üzerine üç kişilik grafoloji ve sahtecilik uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 10/03/2014 tarihli raporda ise imzanın Y. Y. elinden çıkmadığının belirtildiği mahkemece, Asliye Ceza Mahkemesince alınan son bilirkişi raporu ile kendi mahkemelerince alınan bilirkişi raporundaki tespitler hükme esas alınarak imza itirazının kabulüne karar verildiği görülmüştür.
Somut olayda mahkemece grafoloji ve sahtecilik uzmanından aldırılan 01/07/2013 tarihli rapor ile Asliye Ceza Mahkemesi’nce üç kişilik heyetten alınan 10/03/2014 tarihli rapor aynı yönde olmasına rağmen, Asliye Ceza Mahkemesin’nce Adli Tıp Kurumu’ndan alınan raporda imzanın borçlunun elinden çıktığı belirtildiğinden raporlar arasında çelişki oluşmuştur.
O halde, ispat yükünün alacaklıda olduğu ve alacaklının çelişkiyi gidermek üzere yeni bilirkişi incelemesi istediği nazara alınarak, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeniden ve ehil bilirkişilerden oluşacak bir kuruldan daha önce alınan üç ayrı raporun da değerlendirmesi suretiyle mütalaa alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.