YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20357
KARAR NO : 2014/24089
KARAR TARİHİ : 16.10.2014
MAHKEMESİ : Konya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/05/2014
NUMARASI : 2013/777-2014/520
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhinde yapılan takip sırasında, alacaklı vekilinin talebi üzerine 3. kişi Şekerbank’a 06/12/2012 tarihli haciz müzekkeresi gönderilerek borçlunun şube nezdindeki her türlü hak ve alacaklarının borca yeter miktarının haczi ve bloke edilmesi talep olunmuştur.
Üçüncü kişi bankanın 17/12/2012 tarihli cevabı ile borçlunun kendilerine olan borcu nedeniyle bankadaki hesapları üzerinde rehin ve hapis hakkı bulunduğu, kendi haklarından sonra hüküm ifade etmek üzere haciz talebinin sıraya alındığını bildirdiği, bu cevaba rağmen alacaklının icra müdürlüğüne 3. kişi bankaya haciz konulan miktarın dosya hesabına gönderilmesi için müzekkere gönderilmesini talep ettiği, icra müdürlüğünce istemin reddedilmesi üzerine alacaklının icra mahkemesine şikayet yoluna başvurduğu, mahkemece bilirkişi raporu alınarak, hapis hakkı bulunduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
3. kişi bankanın, haciz yazısına karşı “mevduat üzerinde rehin ve hapis hakkının olduğunu” ileri sürmesi istihkak iddiası niteliğindedir. Haczedilen şey (hesaptaki para) 3.kişi banka nezdinde bulunduğundan istihkak iddiasıyla ilgili olarak İİK’nun 99. maddesindeki prosedürün uygulanması gerekir. Dolayısıyla anılan prosedür uygulanmadan üzerinde istihkak iddia edilen hacizli paranın bu aşamada bankadan istenmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu durumda icra müdürlüğünün şikayete konu kararı uyarınca alacaklıya İİK. nun 99. maddesi hükmü gereği dava açmak üzere 7 günlük süre verildiği gözetilerek, mahkemece şikayetin bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden sonucu itibariyle doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 25,20 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.