YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20532
KARAR NO : 2014/27504
KARAR TARİHİ : 17.11.2014
MAHKEMESİ : Gebze İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 06/05/2014
NUMARASI : 2013/478-2014/206
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlu, takibe konu çekler hakkında açtığı çek iptali davasında verilen tedbir kararı ile çeklerin ödenmesinin yasaklandığını, bankaya ibraz edilen çeklerin arkasına tedbir kararının şerh edildiğini, bu şerhe rağmen yapılan takipte çeklerdeki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle itiraz ederek takibin iptalini talep ettiği, icra mahkemesi tarafından itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına ayrıca çeki takibe koymada alacaklının kötüniyeti ve ağır kusuru olduğundan asıl alacağın %20’si oranında tazminat ve %10’u oranında para cezasına karar verildiği görülmüştür.
İİK.nun 170/3.maddesine göre icra mahkemesi aynı kanunun 68/a maddesine göre yapacağı inceleme sonunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığı kanaatine varırsa itirazın kabulü ile birlikte takibin durdurulmasına ve 4.fıkra uyarınca alacaklının senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde, borçlu yararına takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10’u oranında para cezasına karar verir.
Çekin kaybolması nedeniyle açılan davada verilen tedbir kararı, hasımsız olarak verilmiş bulunduğundan davada taraf olmayan iyi niyetli üçüncü kişileri bağlamaz. Bu husus, ticari senetlerin güvenli tedavül etmesinin de tabii sonucudur. Bu nedenle tedbir konusu çek hakkında icra takibi yapılmasında sakınca yoktur. Ayrıca çekin süresinde bankaya ibrazı, karşılığı bulunmaması halinde yasa gereğince bankanın sorumlu olduğu asgari miktarın ödenmesi talebini de içerdiğinden bankanın çekteki keşideci imzasını kontrol etme yükümlülüğü bulunmakta olup çekteki imza ile keşideci imzasının benzemediğinden bahisle işlem yapılmadığına ilişkin çeke yazılan şerhin takip yapılmasına bir etkisi yoktur.
Ancak takibe konu çekte şikayetçi keşideci alacaklı ciranta konumunda olup, aralarında yüzyüzelik olmadığından senedi takibe koymada kötüniyeti ve ağır kusuru bulunmamaktadır. Çek arkasındaki ibraz şerhinde ödeme yasağı bulunmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece alacaklı aleyhinde asıl alacağın %20’si oranında tazminata ve %10’u oranında para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, açıklanan nedenle kararın bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Gebze İcra Hukuk Mahkemesinin 06.05.2014 tarih ve 2013/478 E – 2014/206 K. sayılı ilamının hüküm bölümünün para cezası ve tazminata ilişkin 2 numaralı bendin tamamının karar metninden çıkartılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, 17/11/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.