YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21505
KARAR NO : 2014/28777
KARAR TARİHİ : 01.12.2014
MAHKEMESİ : Kahramanmaraş İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 06/05/2014
NUMARASI : 2013/716-2014/233
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, borçlu şikayet yoluyla icra mahkemesine yaptığı başvuruda, 30 yıldır İsviçre’de yaşadığını, yerleşim yerinin İsviçre olduğunu, sadece tatil için Türkiye’ye geldiğini, tebligat adresinde hiç oturmadığını, usulsüz tebligattan 15.11.2013 tarihinde haberdar olduğunu belirterek tebliğ tarihinin düzeltilmesini istemiş, mahkemece ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun “Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat” başlıklı 16. maddesinde ve Tebligat Yönetmeliği’nin 25. maddesinde; “Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır” düzenlemesi yer almaktadır. Mevcut düzenleme karşısında öncelikle kendisine tebliğ yapılacak şahsın adreste bulunmadığı tespit edilerek mazbataya yazılmalı, daha sonra aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine tebligat yapılmalıdır.
Somut olayda; muhatap borçlu adına Y. köyü No:.T.-K. adresine çıkartılan ilk tebligatın 17.12.2012 tarihinde muhatabın yurt dışında olduğu gerekçesi ile iade edildiği, muhatap borçlu adına Y. K. T.-K. adresine çıkartılan 2. tebligatın ise 02.01.2013 tarihinde “Muhataba verilmek üzere birlikte sakin H. G.imzasına tebliğ ettim” şerhi ile tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Borçlunun usulsüz tebligat şikayetine ilişkin olarak Mahkemece yaptırılan araştırmaya ilişkin Jandarma görevlilerince tutulan 11.12.2013 tarihli tutanakta da, borçlunun İsviçre’de yaşadığı, yaz aylarında tebligat adresine birkaç aylığına gelip gittiği, tutanak tarihi itibariyle İsviçre adresinde bulunduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. Borçlunun tebligat tarihi itibariyle Türkiye’de ve tebligat adresinde oturduğunun tespit edilemediği gibi, borçlunun adreste bulunmadığı tespit ve tebligat evrakına tevsik edilmeksizin doğrudan birlikte oturduğu belirtilen H. G.’e yapılan tebliğ işlemi usulsüzdür.
O halde mahkemece şikayetin kabulü ile Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince tebligat tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.