Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/26302 E. 2015/837 K. 15.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/26302
KARAR NO : 2015/837
KARAR TARİHİ : 15.01.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi…. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı vekili tarafından icra mahkemesine verilen 05.03.2012 tarihli cevap dilekçesinde takip dayanağı senedin taraflar arasında yapılan satış nedeniyle verildiğinin açıkça kabul edilmiş olması ve satışa konu malların sözleşmeye uygun olarak teslim edilip edilmediği hususunun ihtilaflı bulunması karşısında alacağın tahsil edilip edilmeyeceğinin ya da ne miktarda tahsil edileceğinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle, sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek (10) nolu ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda, takip dayanağı bononun satış sözleşmesi nedeniyle verildiğini ve alacaklının edimini yerine getirmediğini ileri sürerek takibin iptalini istediği anlaşılmıştır.
Borçlu vekilinin başvurusu bu hali ile borca itiraz niteliğinde olup, borca itiraz hakkında uygulanması gereken İİK. nun 169/a-5 maddesi uyarınca; “İtirazın kabulü kararı ile takip durur.”
Öte yandan İİK.nun 169/a-6.maddesi; borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde, kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklının, takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edileceği hükmünü içermektedir.
Somut olayda, mahkemece alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle itiraz kabul edildiğine ve kabul gerekçesi esasa ilişkin olmadığına göre, alacaklının tazminat ile sorumlu tutulması doğru olmadığı gibi, İİK.nun 169/a-5.maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, iptaline hükmedilmesi de isabetsiz olup hükmün bu nedenlerle bozulması gerekir ise de anılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ….. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 13.05.2014 tarih ve 2012/81 E.-2014/246 K. sayılı kararının hüküm bölümünün (1) no’lu bendinde yer alan “iptaline” sözcüğünün karar metninden çıkarılmasına, yerine “İİK’nun 169/a-5. maddesi gereğince durdurulmasına” sözcüklerinin yazılmasına, ayrıca tazminat ile ilgili (2) no’lu bendinin karar metninden tamamen çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.