Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/27878 E. 2015/2790 K. 16.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/27878
KARAR NO : 2015/2790
KARAR TARİHİ : 16.02.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1-İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK.nun 438. ve İİK’nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi:
2-Alacaklının talebi üzerine icra müdürlüğünce 3. kişiye gönderilen haciz müzekkeresine karşı 3. kişi tarafından verilen cevapla, 3. kişi nezdinde takip borçlusunun hakediş ve nakit teminat alacağının olduğunun ancak bunların borçlu şirketin tasfiye sürecinin tamamlanmasından sonra ödeneceğinin bildirilmesi üzerine, alacaklı tarafından icra müdürlüğünden 3. kişinin doğmuş 205.648,10 TL hakediş yönünden borçlu olması nedeniyle 3. kişinin hesapları ile hak ve alacaklarına haciz konulması talep edilmiş, müdürlükçe talebin reddedilmesi nedeniyle alacaklı tarafından icra mahkemesine yapılan başvuru ile müdürlüğün ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla icra müdürü işleminin iptali talep edilmiş; mahkemece, 3. kişinin verdiği cevabın doğru olmadığı iddiasının şikayetçi tarafından İİK’nun 89/4. maddesi gereğince açılacak davada ileri sürülebileceği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
Borçlunun üçüncü kişi nezdindeki alacakları taşınır niteliğinde olduğundan, takibin kesinleşmesinden sonra alacaklı, İİK.nun 78. ve müteakip maddeleri gereğince üçüncü kişiye yazılacak bir haciz yazısı ile haciz konulmasını isteyebileceği gibi, üçüncü kişiye İİK.nun 89. maddesine göre haciz ihbarı gönderilmek suretiyle de haczini talep edebilir.
Her iki hal İİK’nun farklı maddelerinde düzenlenmiş olup, sebep ve sonuçları değişiklik arz eder. İİK.nun 78. maddesi gereği 3. kişiye doğrudan doğruya haciz müzekkeresi gönderilmek suretiyle, borçluya ait hak ve alacaklar üzerine haciz konulması halinde, 3. kişi tarafından yapılması gereken borçluya ait hak ve alacak var ise haciz gereği işlem yapmak yok ise haczedilecek mal ve hak bulunmadığını icra dairesine bildirmektir. İİK. nun 89. maddesinden farklı olarak 3. kişinin doğrudan doğruya İİK. nun 78. maddesine göre istenen haciz nedeniyle anılan işlemlerin dışında herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla, haciz yazısına cevap vermemesi halinde 3.kişi nezdinde kesinleşen haciz konusu bir alacak yoktur.
Somut olayda, 3. kişiye gönderilen 17.3.2014 tarihli müzekkere 89/1 haciz ihbarnamesi mahiyetinde olmayıp, İİK.nun 78. maddesi kapsamında haciz müzekkeresi niteliğinde olduğundan, 3. kişinin, nezdinde borçlunun alacağı var ise haciz talebini yerine getirmesi, aksi halde hiçbir işlem yapmaması gerekir. Bu durumda şikayetçiye gönderilen haciz müzekkeresi 3. kişi aleyhine İİK.nun 89. maddesindeki sonuçları doğurmayacağından, mahkemece şikayete konu haciz müzekkeresinin İİK’nun 89/1. maddesi kapsamında haciz ihbarnamesi olarak değerlendirilerek, şikayetçi alacaklının İİK’nun 89/4. maddesi hükümlerinden faydalanabileceğine yönelik ret gerekçesi yanlış ise de; sonuçta istem reddedildiğinden mahkeme kararı sonucu itibariyle doğrudur.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.’nun 366. ve HUMK. 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 27,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.