YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/29652
KARAR NO : 2015/7945
KARAR TARİHİ : 31.03.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlunun icra mahkemesine başvurusu; kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisi olmayan yöneticinin imzaladığı bonodan dolayı apartman yönetiminin sorumlu tutulamayacağına ilişkin olup, başvuru bu hali ile İİK’nun 169. maddesi kapsamında borca itirazdır.
Mahkemece de kabul edildiği üzere, muteriz apartman yönetimi adına takip dayanağı bonoyu tanzim eden eski yönetici Servet Uzun’un, bononun tanzim tarihi itibariyle kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisi (bono düzenleme yetkisi) olmadığından, apartman yönetimi bonodan sorumlu tutulamaz.
Bu durumda, mahkemece borca itiraz hakkında uygulanması gereken aynı Kanun’un 169/a-5 maddesi uyarınca itirazın kabulü halinde takibin durdurulmasına karar verilmesi gerektiğinden anılan yasa hükmüne aykırı olarak takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz ise de;
Takip dayanağı senedin tanzim tarihinde yürürlükte olan 6762 Sayılı TTK’nun 688/6. maddesi gereğince senette tanzim yerinin yazılı olması gereklidir. Aynı Kanun’un 689/son maddesine göre ise, tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bononun, tanzim edenin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Hukuk Genel Kurulu’nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-590 sayılı kararında da benimsendiği üzere tanzim yeri olarak idari birim adının (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması gerekli ve yeterli olup, ayrıca adres gösterilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.
Senette bulunması zorunlu olan tanzim yeri ve tanzim edenin adresi senet keşidecisi için geçerli olup, TTK’nun 614. maddesi hükmüne göre, kimin için taahhüt altına girmiş ise tıpkı onun gibi senetteki borçtan sorumlu olan avalistlerin adreslerinin senette yazılı olması hali yukarıda açıklanan zorunluluğu gidermez.
Somut olayda takip konusu senette tanzim yeri yazılı olmadığı gibi, senette belirtilen adresin tanzim edene değil, tanzim eden lehine aval verene ait olduğu senet metninden açıkça anlaşılmaktadır. Bu durumda takibe dayanak belgede tanzim yeri yazılı olmadığından senedin kambiyo vasfı bulunmamaktadır. Mahkemece, İİK’nun 170/a-2. maddesi gereğince bu hususun re’sen nazara alınarak takibin iptaline karar verilmesi gerektiğinden ve sonuçta takibin iptaline karar verildiğinden sonucu itibariyle doğru olan kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 27,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.