Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/30303 E. 2015/4314 K. 02.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/30303
KARAR NO : 2015/4314
KARAR TARİHİ : 02.03.2015

MAHKEMESİ : İzmir 11. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/02/2014
NUMARASI : 2013/774-2014/36

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu hakkında İzmir 2. İcra Müdürlüğü’nün 2013/13712 Esas sayılı dosyası ile (3) adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek (10) numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal süresi içerisinde icra mahkemesine başvurusunda; takibe konu bonoların kaynağını oluşturan aynı alacakla ilgili olarak alacaklı tarafından taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile de takip yapıldığını ve borcun rehinli takibin yürütüldüğü İzmir 2. İcra Müdürlüğü’nün 2013/13695 Esas sayılı dosyasına ödendiğini ileri sürerek takibin iptali isteğinde bulunduğu görülmektedir.
Bilindiği üzere; alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususu İİK.’nun 170/a maddesi hükmü gereğince takibin iptali sebebi ise de, aynı maddenin son fıkrasında yer alan; “Her ne suretle olursa olsun, …borç kısmen veya tamamen kabul edilmiş ise…” hükmü uyarınca, icra mahkemesince belirtilen sebebe dayanılarak takibin iptaline karar verilemez.
Somut olayda, borçlunun başvurusunun, yukarıda özetlenen içeriği itibariyle İİK.’nun 169. maddesine dayalı borca itiraz niteliğinde olduğu açık olup; borçlu, icra mahkemesine verdiği dilekçesinde ödeme iddiasında bulunup borcu kabul ettiğine göre, senet keşidecisi protesto edilmese dahi, anılan İİK.’nun 170/a-son maddesi hükmü uyarınca aynı maddenin ikinci fıkrasının olayda uygulanması ve takip alacaklısının takip hakkının bulunup bulunmadığı üzerinde durulması mümkün değildir.
Öte yandan, alacaklı tarafından yargılama sırasında mahkemeye verilen 11.12.2013 havale tarihli dilekçede; aynı alacak için hem rehinli takip konusu araç üzerinde rehin kurulduğunun, hem de kambiyo takibine dayanak bonoların verilmiş olduğunun beyan ve kabul edildiği görüldüğü gibi, taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takip dosyasında da, alacağın tahsil edildiği sabittir.
O halde, mahkemece, açıklanan nedenle ve İİK.’nun 169/a-5. maddesi gereğince itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına ve aynı maddenin 6. fıkrası uyarınca alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesi gerekirken; yazılı gerekçeyle hüküm tesisi yerinde değil ise de; sonuçta istem kabul edildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.’nun 366. ve HUMK. 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 27,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.