Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/30762 E. 2015/910 K. 19.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/30762
KARAR NO : 2015/910
KARAR TARİHİ : 19.01.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi…. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak borçlular hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçluların yasal sürede icra mahkemesine yaptıkları başvuruda, takibe dayanak bonodaki imzaların kendilerine ait olmadığını ileri sürerek takibin durdurulması isteğinde bulundukları anlaşılmaktadır.
Takip dayanağı bononun tanzim tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nun 690. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun’un 592. maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesi mümkündür. Tamamen doldurulmamış bononun tedavüle çıkarken anlaşmalara aykırı olarak doldurulduğu yazılı belge ile kanıtlanmadığı sürece, bono üzerinde yazılı vade, tanzim gibi tarihler gerçekliğini ve varlığını korur (Yargıtay HGK. 26.02.2003 tarih ve 2003/19-135 E. 2003/105 K. sayılı kararı).
Somut olayda, mahkemece takip dayanağı bono aslının celbedilip incelenmesinde; bononun lehtar … adına düzenlendiğinin tespit edildiği, keşide tarihi ve vade tarihi olarak ise 04.04.2012 tarihinin yazılı olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır…., keşide tarihi ve vade tarihinin bono aslında bulunması zorunlu ve yeterli olup, anlaşmaya aykırı dolduruldukları ancak yazılı belge ile ispatlanabileceğinden, ne zaman çekildiği belli olmayan icra dosyası arasında yer alan senet fotokopisinde lehtar, keşide tarihi ve vade tarihinin bulunmaması, takibe dayanak bono aslında söz konusu unsurların mevcut olması karşısında hiç bir anlam ifade etmeyip sonuca etkili değildir. Kaldı ki, borçlular tarafından da senedin alacaklıya verildiği sırada lehtar, keşide tarihi ve vade tarihi kısımlarının boş olduğu iddia ve ispat edilmiş değildir.
Hal böyle olunca, mahkemece, işin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/01/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.