YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/31469
KARAR NO : 2014/30459
KARAR TARİHİ : 16.12.2014
MAHKEMESİ : Kocaeli 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/07/2014
NUMARASI : 2014/307-2014/375
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu tarafından kıymet takdir tutanağı ve satış ilanının kendisine tebliğ edilmediği iddiası ile birlikte sair nedenlerle ihalenin feshi davası açıldığı, mahkemece ihalenin feshine dair verilen kararın temyizi üzerine, Dairemizce satış ilanının borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği, başkaca ihalenin feshini gerektirir neden de bulunmadığından istemin reddi gerektiği belirtilerek bozma kararı verildiği, mahkemece bozma ilamına uyularak istemin reddine karar verildiği, iş bu kararın borçlu tarafından temyiz edildiği, ancak, temyiz isteminin mahkemece süre aşımından reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Borçlu temyiz dilekçesinde, mahkeme kararının yasal olarak kendisine bildirilmediğini haricen öğrendiğini belirtmiştir. Bu durumda, öncelikle karar tebliğinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığının irdelenmesi zorunludur.
Mahkeme kararının borçluya tebliğine ilişkin belgenin incelenmesinde, “ Gösterilen adrese gidildi. Muhatabın bu adreste ikamet etmediği tespit edildi. Muhatabın mernis adresi olması sebebi ile Tebligat Kanununun değişen 10. maddesi hükmünce mahalle muhtarı imzasına tebliğ edildi. 2 nolu haber kağıdı adrese yapıştırıldı.” şerhi ile tebligat yapıldığı görülmüştür.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın, adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunludur. Yani; tebligatı çıkaran merci tarafından adres kayıt sitemine ilişkin olarak şerh verilmeden dağıtıcı tarafından 2l/2. maddesine göre tebliğ işlemi yapılamaz.
Somut olayda, mahkemenin son kararının tebliğine ilişkin tebligat evrakında sadece adresin başında “mernis adresi” ibaresinin yazılı olduğu, bu şerh dışında “adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese TK 21/2 uyarınca tebligat yapılacağına dair meşruhat” bulunmadığı, bu hali ile mahkeme kararının tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmaktadır.
7201 Sayılı Kanun’un 32. maddesi gereğince tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Muhatabın bildirdiği bu tarihin aksi karşı tarafça ancak belge ile ispatlanabilir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle borçluya mahkeme kararının tebliği usulüne uygun yapılmadığından öğrenme tarihine göre temyiz istemi süresinde olup, temyiz isteminin süre aşımından reddine ilişkin Kocaeli 1. İcra Mahkemesi’nin 10/07/2014 tarih ve 2014/307 E.-375 K. sayılı ek kararının oybirliği ile kaldırılmasına karar verildi. İşin esasına yönelik temyiz incelemesine geçildi:
Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri çerçevesinde işlem yapılarak karar verilmiş, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına ve temyiz edilen kararda yazılı gerekçelere göre yerinde olmayan temyiz sebeplerinin reddiyle bozma gereğine ve usule uygun mahkeme kararının İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 25,20 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/12/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.