Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/33025 E. 2015/8355 K. 02.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/33025
KARAR NO : 2015/8355
KARAR TARİHİ : 02.04.2015

MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre alacaklının temyiz itirazlarının REDDİNE;
2- Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklının bonoya dayalı olarak borçlu aleyhinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlattığı icra takibine karşı borçlunun İİK’nun 168/5. maddesinde öngörülen yasal 5 günlük sürede icra mahkemesine başvurarak; miktarda tahrifat olduğu iddiası ve sair itirazları ile birlikte borca itiraz ettiği, mahkemece, sair itirazlar reddedilerek, bilirkişi raporu doğrultusunda senedin bedelinin 30.000,00 TL iken 130.000,00 TL’ye dönüştürüldüğü gerekçesiyle borca itirazın kısmen kabulü ile takibin 30.000,00 TL üzerinden devamına, kalan kısım üzerinden durmasına karar verildiği görülmüştür.Senet bedelinde tahrifat yapıldığı iddiası borca itiraz olup, İİK’nun 169-a/6. maddesine göre borçlunun itirazının esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı, takip konusu (asıl) alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.
Somut olayda; borçlunun itirazının esasa ilişkin nedenlerle kabul edildiği görüldüğü gibi, bedelinde tahrifat yapılmış olan senedi takibe koyan alacaklının da en azından ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir.O halde mahkemece, İİK’nun 169/a-6. maddesi uyarınca kabul edilen miktar olan 100.000,00 TL üzerinden borçlu lehine tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu yönde olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi isabetsizdir.SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.