YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/33390
KARAR NO : 2015/7882
KARAR TARİHİ : 31.03.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklının, borçlu hakkında ilamsız icra takibine başladığı, borçlu vekilinin icra mahkemesine yaptığı başvuruda, 20.10.2006 tarihli ödeme emri tebligatının, Tebligat Kanunu’nun 35. maddeye göre tebliğ edilmesi işleminin usulsüzlüğü şikayetinde bulunmuş, mahkeme, kredi sözleşmesinde belirtilen adrese gönderilen tebligatın bila tebliğ dönmesi üzerine aynı adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ yapılmasının usulüne uygun olduğundan şikayetin reddine karar vermiştir.
Tebligatın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 7201 sayılı kanunun 35/4 maddesi “Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkarlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır.” şeklinde düzenlenmiştir.
İcra takibine konu edilen borcun kaynaklandığı kredi sözleşmesi “imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşme” kapsamında olmadığından borçlunun sözleşmede yazılı adresine gönderilen ödeme emrinin tebliğ edilemediği hallerde 7201 Sayılı Kanunun 35/son maddesinin uygulanması mümkün değildir. Ancak, aynı madde hükmüne göre (….kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarına ve ticaret sicillerine….) bildirilen adreslere gönderilen tebligatın adresten ayrıldığından bahisle yapılamaması halinde, değiştirilen adres bu yerlere bildirilmediği takdirde muhataba doğrudan 35. madde uygulanarak tebligat yapılabilir.
Somut olayda, borçlu her ne kadar ödeme emri tebliğ edilen adresin kredi sözleşmesindeki adresi olmadığını belirtmişse de, aksinin kabulü halinde dahi, kredi sözleşmesinde belirtilen adrese, tebligatın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan, 7201 sayılı kanunun 35/4 maddesine göre tebliğ işlemi yapılması usulsüzdür. Bunun yanında mahkemece, takibin tarafları arasında, haricen, yapıldığı belirtilen 06.06.2006 tarihli ödeme taahhüdü, 7201 sayılı kanunun 35/4 maddesine göre yapılan tebligattan önce olduğu gibi haricen yapılan bu ödeme taahhüdündeki imzanın borçlunun icra müdürlüğüne sunduğu 18.06.2014 tarihli dilekçede kabul edilmediği de dikkate alındığında borçlunun ödeme emrinden haberdar olduğu yönündeki kabul de doğru değildir.
O halde, usulsüz tebligat şikayetinin yukarıda yazılı gerekçe ile kabulü gerekirken, Mahkemece yazılı şekilde ve aksi yönde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.