Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/33714 E. 2015/11942 K. 30.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/33714
KARAR NO : 2015/11942
KARAR TARİHİ : 30.04.2015

MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibi üzerine borçlunun, icra mahkemesine başvurusunda, takip dosyasından kendisine yapılan tüm tebligatların usulsüz olduğunu ileri sürerek tebliğ tarihinin düzeltilmesini talep ettiği, mahkemece tebligatların usule uygun olarak yapıldığı gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 12. maddesine göre; hükmi şahıslara tebligat, selahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanunun 13. maddesine göre de; tebliğ yapılacak bu kişiler, herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde, tebliğ orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Tebligat Yönetmeliğinin 21. maddesinde ise; tüzel kişi adına, tebligatı kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle tüzel kişinin yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle vazifelendirilmiş biri olması lazım geldiği, bunların da bulunmadığı tebliğ mazbatasında tespit edilmek şartıyla, o yerdeki diğer memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, borçlu şirkete çıkartılan ödeme emrinin muhatabın daimi çalışanı olduğunu beyan eden …, satış ilanı ve 103 davetiyesinin muhatabın daimi çalışanı olduğunu beyan eden … ve kıymet takdiri raporunun ise muhatabın daimi çalışanı olduğunu beyan eden … imzasına tebliğ edildiği görülmüştür.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi olarak kabul edilir.Hukuk Genel Kurulunun 5.6.1991 tarih ve 1991/12-258 esas, 1991/344 karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere “…usulsüz tebliğ işlemini öğrenen muhatabın, bu tebliği öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde şikayet yolu ile tebligatın usulsüzlüğünü icra mahkemesi önüne getirmesi gereklidir.” Borçlunun bildirdiği öğrenme tarihi esas olup, bu tarihin aksi, karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir. Hukuk Genel Kurulunun 12.02.1969 tarih ve 1967/172-107 sayılı kararında da benimsendiği üzere, beyan edilen öğrenme tarihinin aksi tanık beyanıyla ispat edilemez.Takip dosyasının incelenmesinde; borçlu şirket adresinde 14.08.2014 tarihinde yapılan menkul haczi sırasında, şirket yetkilisi olarak …’nın isminin tutanağa yazıldığı ve adı geçenin imzasının alındığı görülmüştür. Bu durumda …’nın, 14.08.2014 tarihi itibariyle borçlu şirketi temsile yetkili olduğunun anlaşılması halinde, bu tarihin, öğrenme tarihi olarak kabulü gerekir.
O halde öncelikle mahkemece, 14.08.2014 tarihi itibariyle …’nın borçlu şirketi temsil ve ilzama yetkili olup olmadığının ve buna göre şikayetin süresinde bulunup bulunmadığının belirlenmesi, şikayetin süresinde olduğunun anlaşılması halinde ise, kendilerine şirket adına tebligat yapılan … ve …’ın tebliğ tarihleri itibariyle borçlu şirketin çalışanı olup olmadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.