Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/33977 E. 2015/8107 K. 31.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/33977
KARAR NO : 2015/8107
KARAR TARİHİ : 31.03.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlular hakkında yetkili satıcılık sözleşmesine dayalı olarak İİK 150/ı maddesi gereğince (6) örnek ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatılmış, borçlular icra mahkemesine başvurularında, ipoteğin kaldırılması,takibin iptali ve icranın geri bırakılmasını talep etmişlerdir.
17.07.2003 tarih 4949 sayılı Kanunla eklenen İİK’nun 150/ı maddesinde;
Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürlüğüne ibraz ederse icra müdürü 149.madde uyarınca işlem yapar… düzenlemelerine yer verilmiştir.
Yukarıdaki madde, 4949 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikler bankalar lehine getirilmiş uygulamalar olup, borçluların, cari hesabın kesilmesine, hesap özetine ve tazmin talebine ilişkin tebligatları almamak suretiyle takibin başlatılmasını geciktirmeleri önlenmiş bulunmaktadır. Yapılan bu düzenlemelerle kredi sözleşmelerindeki adrese çıkarılan hesap özetlerine bir ay içinde itiraz edilmemesi halinde hesap özetinin içeriği takip hukuku yönünden kesinleşecektir. Kredi sözleşmeleri ve bunlarla ilgili süresinde itiraz edilmemiş hesap özetleri ile ihtarnameler ve krediyi kullandıran tarafından usulüne uygun düzenlenmiş diğer belge ve makbuzlar İİK’nun 68/1.maddesinde belirtilen belgelerden sayılırlar. Borçlu, hesap özetinin gerçeğe aykırılığını ancak borcu ödedikten sonra genel mahkemece açacağı bir dava ile ileri sürebilecektir.
Görüldüğü üzere ilgili hükümler bankalar lehine konulmuş ve borçlunun durumunu ağırlaştırıcı niteliktedir. Somut olayda, alacaklı kredi veren kuruluş (banka) olmadığı gibi dayanak sözleşmenin de İİK md. 150/ı kapsamındaki sözleşmelerden olmadığı görülmektedir. Bu durumda İİK.nun 150/ı maddesinin olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Mahkemenin bu yöndeki gerekçesi doğru olup, icra emrinin iptali ile yetinilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
Diğer taraftan, HMK’nun 266-279/son maddelerinde açıkça belirtildiği halde, mahkemece, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konuda bilirkişiye başvurulması ve bilirkişiden hukuki mütalâa alınması da yerinde görülmemiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.