YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/34148
KARAR NO : 2015/7604
KARAR TARİHİ : 30.03.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan ilamsız takipte, borçlunun, icra mahkemesine başvurarak, ödeme emrinin borçlu şirket çalışanı olmayan … tebliğ edildiğini, hasma yapılan tebligatın geçersiz olduğunu, ödeme emri ekinde dayanak belgenin bulunmadığını ileri sürerek usulsüz ödeme emri tebligatının iptalini ve tebliğ tarihinin 30/10/2014 olarak tesbitini talep ettiği, mahkemece davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebligat selahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanunun 13. maddesine göre de, tebliğ yapılacak bu kişiler, herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde, tebliğ orada hazır bulunan memur ve müstahdemlerinden birine yapılır. Tebligat Tüzüğünün 18. maddesinde de, tüzel kişi adına, tebligatı kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle tüzel kişinin yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle vazifelendirilmiş biri olması lazım geldiği, bunların da bulunmadığı tebliğ mazbatasında tespit edilmek şartıyla, o yerdeki diğer memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda borçlu şirket adına tebligat yapılan … borçlu şirket çalışanı olmayıp, aksine, alacaklının sigortalı işçisi olduğu mevcut sigorta kaydı ve alacaklının beyanları ile sabittir.Bu durumda anılan tebliğ işlemi, Tebligat Kanunu’nun 12 ve 13.maddelerine aykırı olduğu gibi, aynı Kanunun 39. maddesine de aykırılık teşkil etmekle usulsüzdür.
O halde mahkemece şikayetin kabulü ile ödeme emri tebliğ tarihinin, Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca, borçlunun tebliğden haberdar olduğu tarih itibariyle düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.