Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/34715 E. 2015/4311 K. 02.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/34715
KARAR NO : 2015/4311
KARAR TARİHİ : 02.03.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi borçlular … ve … tarafından 13331 sayılı parsel üzerindeki 35 numaralı bağımsız bölüme ilişkin olarak 15.07.2014 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurulduğu, mahkemece, satışa konu taşınmazın tapu kaydında lehine aile konutu şerhi bulunan üçüncü kişi …’e satış ilânının tebliğ edilmediği gerekçesiyle ihalenin feshine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK.’nun 127. maddesinde, taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneğinin taşınmazın tapu siciline kayıtlı bulunan ilgililerinin tapuda kayıtlı adresleri varsa bu adreslerine tebliğ olunacağı hükme bağlanmıştır. Ne var ki, tebligat sadece muhatabını ilgilendiren bir işlem olup, satış ilânının tebliğ edilmemiş olması hususu, ancak kendisine tebligat yapılmadığını iddia eden ilgilisi tarafından ileri sürülebilir.
Somut olayda, borçluların, ihale konusu taşınmaz üzerinde, lehine aile konutu şerhi bulunan üçüncü kişiye satış ilânı tebliğ edilmediği yönünde bir iddiaları mevcut olmadığı gibi, yukarıda açıklandığı üzere, şikayetçilerin kendilerinden başka diğer ilgililere tebligat yapılmadığı hususunu fesih sebebi olarak ileri sürmeleri de mümkün değildir.
Bu nedenle, mahkemece, şikayetçiler dışındaki üçüncü şahsa satış ilânının tebliğ edilmediği gerekçesiyle ihalenin feshine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Öte yandan, İİK’nun 134/8. maddesinde; “İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur” düzenlemesi yer almaktadır.
Nitekim, şikayet konusu 130.000,00 TL muhammen bedelli taşınmazın 149.000,00 TL bedelle satıldığı, dolayısıyla satış bedelinin, taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olduğu görülmektedir. Bu durumda zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, borçlular, İİK.’nun 134/8. maddesi kapsamında kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispatlayamadıklarından ihalenin feshini istemekte hukuki yararları yoktur. Mahkemece, bu hususun gözetilmemesi de doğru bulunmamıştır.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.