YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/35441
KARAR NO : 2015/10510
KARAR TARİHİ : 21.04.2015
MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan takibin kesinleşmesinden sonra borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvurusunda, icra müdürlüğünce 26.05.2014 tarihinde yapılan hesaplamanın doğru olmadığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Başvuru bu hali ile İİK’nun 16. maddesine dayalı şikayet niteliğindedir.6098 sayılı BK’nun 100/1. maddesinde; “Borçlu, faiz ve masrafları ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz.” düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre; borçlu, faiz ve masrafları ödemedikçe kısmi ödemeler ana paradan mahsup edilemez. Anılan maddenin dikkate alınması için takip talebinde ayrıca istenilmesi gerekli olmayıp, istek olmasa da memurlukça re’sen dikkate alınmalıdır (Hukuk Genel KuruluInun 09.10.2002 tarih ve 2002/12-709 esas 2002/781 karar sayılı kararı). Şu halde, BK’nun 100. maddesi uyarınca, İİK’nun 71. maddesi kapsamında kalan kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi, geriye kalan paranın ise asıl alacaktan indirilmesi ve her ödeme yapıldıkça bakiye alacağın bu suretle saptanması gerekir.O halde mahkemece, yukarıda belirtilen kurallar göz önünde bulundurularak ve HMK’nun 266/1. maddesi koşullarında, konusunda uzman ehil bir bilirkişiye dosya tevdii olunarak, Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmak suretiyle, icra müdürlüğünce yaptırılan hesaplamanın doğruluğu denetlenerek, yanlış olduğunun belirlenmesi halinde İİK’nun 17. maddesi gereğince hesap tablosunun düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığa çözüm getirmeyecek şekilde eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.