Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/5527 E. 2014/9010 K. 27.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5527
KARAR NO : 2014/9010
KARAR TARİHİ : 27.03.2014

MAHKEMESİ : Salihli İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/12/2013
NUMARASI : 2013/288-2013/388

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi banka, Genel Kredi Sözleşmesi ve ipotek belgesi gereğince, haczi yapılan menkullerin bankaya rehinli olup, aynı zamanda tapuda teferruat olarak kaydedildiklerini,ipotek akti gereğince ipotekli taşınmazın teferruatı niteliğini taşıdığını, bu nedenle haciz kararının iptaline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece alınan rapor doğrultusunda şikayetin kabulüne karar verilmiştir.
TMK’nun 684. maddesine göre; “Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur. Bütünleyici parça yerel adetlere göre asıl şeyin temel unsuru olan ve o şey yok edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılmasına olanak bulunmayan parçadır.”
Aynı Kanun’un 686. maddesine göre de; “Bir şeye ilişkin tasarruflar, aksi belirtilmedikçe onun eklentisini de kapsar. Eklenti, asıl şey malikinin anlaşılabilen arzusuna veya yerel âdetlere göre, işletilmesi, korunması veya yarar sağlaması için asıl şeye sürekli olarak özgülenen ve kullanılmasında birleştirme, takma veya başka bir biçimde asıl şeye bağlı kılınan taşınır maldır. Eklenti, asıl şeyden geçici olarak ayrılmakla bu niteliğini kaybetmez.”
İİK’nun 83/c maddesinde ise; “Taşınmaz rehni ipotek akit tablosunda sayılı bulunan eklenti taşınmazdan ayrı haczedilemez” hükmü yer almaktadır.
Anılan madde hükümlerine göre tamamlayıcı parça (mütemmim cüz) niteliğindeki şeyler, bütünden ayrı haczedilemez. Kural olarak eklentinin taşınmazdan ayrı olarak haczi mümkündür. Yani alacaklılar taşınmazı satmadan binada bulunan eklenti niteliğindeki malları ayrı ayrı haczettirebilir ve sattırabilirler. Zira, eklentinin taşınmaz yok edilmeden, zarara uğratılmadan veya yapısı değiştirilmeden ondan ayrılması mümkündür. Bunun istisnası İİK’nun 83/c maddesinde düzenlenmiş olup, taşınmaz üzerinde rehin olması halinde eklenti, taşınmazdan ayrı haczedilemez.
Şikayete konu makinaların bulunduğu taşınmaz üzerinde şikayetçi banka lehine 31.05.2012 tarihinde 1.dereceden ipotek tesis edildiği, ancak resmi senette makine ve teçhizata yer verilmediği ipotek tesisinden önce malikin başvurusu ile 30.12.2011 tarihinde bir kısım makinaların tapuya teferruat olarak kaydedildiği anlaşılmıştır.
Hacze konu makinaların ipotek kapsamında olup olmadığının tespiti için ipotek akit tablosunda yazılı olup olmaması yeterli olmayıp, niteliği itibariyle de teferruat niteliğinde olması gerekir.
Hükme esas alınan raporda, hacze konu makinaların varlığı tesbit edilmiş olup niteliği konusunda bir kanaat içermediği görülmektedir.
Mahkemece yukarıda açıklanan yasa maddeleri ve ilkeler ışığında gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınmak ya da yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle hacze konu makinelerin teferruat niteliğinde olup olmadıklarının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.