Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/7782 E. 2014/9203 K. 31.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7782
KARAR NO : 2014/9203
KARAR TARİHİ : 31.03.2014

MAHKEMESİ : Hatay İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/12/2013
NUMARASI : 2013/538-2013/702

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Takip dayanağı bononun tanzim tarihi itibariyle uygulanması gereken 6762 Sayılı TTK.’nun T.T.K.’nun 688/6.maddesi gereğince senette tanzim yerinin yazılı olması gereklidir. Aynı Kanunun 689/son maddesine göre ise, tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bononun, tanzim edenin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır.Hukuk Genel Kurulu’nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-590 sayılı kararında da benimsendiği üzere tanzim yeri olarak idari birim adının (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması zorunlu ve yeterlidir.
Takip dayanağı bononun incelenmesinde; keşidecilerinin ”M.. A.. ” ve ”A.. U… Nak. ve Tic. Ltd. Şti.” olduğu görülmektedir.Senette keşideci borçlu konumunda bulunan muteriz şirketin unvanının altında ise;senedin tanzim edildiği yerin ”Reyhanlı” şeklinde yazılmış olduğu anlaşılmakta olup;bu yer,idari bir birim olduğundan takip konusu bonoda TTK.’nun 688/6. maddesinde belirtilen tanzim yerinin bulunduğunun kabulü gerekir.
Kaldı ki,takibe konu belgenin, kambiyo senedi niteliğini haiz olmaması, İİK’nun 170/a maddesi hükmü gereğince takibin iptali sebebi ise de, aynı maddenin son fıkrası uyarınca “Her ne suretle olursa olsun,…borç kısmen veya tamamen kabul edilmiş ise…”, icra mahkemesi yukarıda belirtilen sebebe dayanarak İİK’nun 170/a maddesi gereğince takibin iptaline karar veremez.
Bu durumda ,borçlu şirket vekili tarafından verilen 23.10.2013 havale tarihli dilekçede, ”…söz konusu borç alacaklıya ödenmiş olduğundan borçlu olmayan müvekkil şirket yönünden yapılan icra takibinin iptalini talep etmek zorunluluğu doğmuştur…” demek suretiyle borç kabul edilip ödendiği ileri sürüldüğüne göre;anılan İİK.’nun 170/a-son maddesi hükmü uyarınca, aynı maddenin ikinci fıkrasının olayda uygulanması ve takibe dayanak bononun kambiyo senedi niteliği taşıyıp taşımadığı üzerinde durulması da mümkün değildir.
O halde, mahkemece, borçlunun diğer itirazları hakkında inceleme yapılmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken;yazılı şekilde , şikayetin kabulü ile takibin iptaline dair hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.