YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8095
KARAR NO : 2014/10804
KARAR TARİHİ : 14.04.2014
MAHKEMESİ : Tokat İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 22/01/2014
NUMARASI : 2013/197-2014/14
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre alacaklının temyiz itirazlarının REDDİNE;
2-Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İİK’nun 82/1. maddesinin 4. bendi uyarınca; “Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazi” haczedilemez.
Borçlunun bu maddeden yararlanabilmesi için asıl uğraşının çiftçilik olması gerekir. Yani geçimini çiftçilik ile temin etmelidir. Asıl işi çiftçilik olan borçlunun yan gelir elde etmek amacıyla yan işler yapması çiftçilik sıfatını ortadan kaldırmadığı gibi örneğin çiftçi olan borçlunun, emekli maaşı alması da çiftçilik vasfını ortadan kaldırmaz.
Somut olayda, Tokat Jandarma Komutanlığının 11.11.2013 tarihli tutanağında, şikayetçinin çiftçilik yaptığının belirtildiği, Tokat Ziraat Odasının 14.11.2013 tarihli belgesinde ise, şikayetçinin 23.02.2011 tarihinden beri odalarında kaydının bulunduğu ibaresinin yer aldığı gibi öte yandan Tokat Vergi Dairesi Müdürlüğünün 07.11.2013 tarihli yazısında, şikayetçinin ticari olarak gelir vergisi mükellefiyet kaydına rastlanılmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda şikayetçi borçlunun asıl uğraşının çiftçilik olduğunun kabulü gerekir.
Şikayetinin çiftçi olması halinde borçlunun kendisi ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazinin miktarı haczedilen haczedilmeyen tüm taşınmazları keşif ve bilirkişi incelemesi ile belirlenmeli ve borçlunun elde ettiği ek gelirler de dikkate alınarak hesaplama yapılmalıdır.
Burada sözü edilen aile tabirine, borçlunun kanunen geçindirmekle yükümlü bulunduğu kimseler, borçlu ile birlikte oturmamasına karşılık borçlunun kendilerine nafaka yükümlülüğü bulunan kişiler anlaşılmalıdır.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında şikayetçi borçlunun yıllık geçinebileceği miktar belirlenip şikayet tarihinde haczedilen ve haczedilmeyen tüm taşınmazlarından elde ettiği gelir ve diğer gelirleri tespit edildikten sonra geçimine yetecek kadarı üzerinden haczin kaldırılmasına karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/04/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.