YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10557
KARAR NO : 2015/22704
KARAR TARİHİ : 01.10.2015
MAHKEMESİ : Kahramanmaraş İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 29/01/2015
NUMARASI : 2015/30-2015/67
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takipte borçlunun, uzun süredir yurt dışında yaşadığını, tebligat yapılan adreste çalışanı ve komşusu bulunmadığını ileri sürerek yurt dışı (Kıbrıs) mernis adresini sunduğu, ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğundan bahisle tebliğ tarihinin 16.01.2015 olarak düzeltilmesini ve hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece istemin evrak üzerinden incelenerek reddine karar verildiği görülmektedir.
Tebligat Kanunu ve Tebligat Yönetmeliği, tebliğ belgesindeki işlemin aksinin iddia edilmesi halinde bunun tahkik şeklini ve yöntemini göstermemiştir. Mahkemece, her somut olayın özelliği, cereyan şekli, gerçekleşen maddi olgular en ufak ayrıntılarına kadar göz önünde bulundurup iddia tahkik edilmelidir. Ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğüne yönelik iddia, mahkemede her türlü delille ispat edilebileceğinden, öncelikle duruşma açılarak şikayetçiye (borçluya) ve karşı tarafa (alacaklıya) anılan konudaki delillerini mahkemeye ibraz etmeleri için imkan tanınmadan dosya üzerinden karar verilmesi usule aykırıdır (HGK.nun 2003/12-600 E. – 2003/606 K.).
O halde, şikayetin niteliği ve tarafların iddia ve beyanları dikkate alındığında mahkemece anılan HGK Kararı ve İİK’nun 16, 18. maddesi uyarınca takdir hakkının duruşma açılması yönünde kullanılarak duruşma açılıp, taraf teşkili sağlandıktan sonra, borçlunun ileri sürdüğü hususlarla ilgili deliller toplanarak ispatlamasına imkan tanındıktan ve tarafların gösterecekleri deliller toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, evrak üzerinden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.