Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/10784 E. 2015/15854 K. 08.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10784
KARAR NO : 2015/15854
KARAR TARİHİ : 08.06.2015

MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı hamil tarafından keşideci lehdar ve kefil hakkında bonoya dayalı olarak başlatılan örnek 10 kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı borçlulardan lehdarın süresinde mahkemeye başvurarak takip konusu bononun protesto edilmediğini belirterek takibin iptali ile alacaklı hakkında kötüniyet tazminatı ile para cezasına hükmedilmesi talep edilmiş, mahkemece, davanın kabulü ile takibin borçlu yönünden iptali ile alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedildiği görülmüştür.
Takip dayanağı bononun tanzim tarihi itibariyle uygulanması gereken TTK’nun 690. maddesinin göndermesi ile bonolarda da uygulanması gereken aynı Kanun’un 626 ve 642/2. maddeleri gereğince hamilin lehtara müracaat edebilmesi için, yasal süresi içerisinde, senet keşidecisinin protesto edilmesi gerekir. Bu husus, İİK’nun 170/a-2. maddesi gereğince süresinde yapılan itirazlarda icra mahkemesince re’sen gözetilmelidir.
Takip dayanağı bonoda keşidecinin …, …’ın ise lehdar olduğu, bononun arka sayfasında lehdarın geçerli cirosunun bulunduğu görülmekle takip alacaklısının yetkili hamil olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda yetkili hamil olan alacaklının lehdar ciranta … hakkında takip yapabilmesi için keşideciye ödememe protestosu göndermesi zorunludur. Takip dosyası içeriğinden keşideciye ödememe protestosu gönderilmediği gibi protestonun muadili bir işlem yapılmadığı da anlaşılmaktadır.
Öte yandan, TTK’nun 776/1-f maddesi gereğince senette tanzim yerinin yazılı olması gereklidir. Aynı Kanun’un 777/4. maddesine göre ise tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bononun, tanzim edenin adının yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Tanzim yeri olarak idari birim adı (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması yeterli olup ayrıca adres gösterilmesi zorunlu bulunmamaktadır. Senette bulunması zorunlu olan tanzim yeri ve tanzim edenin adresi senet keşidecisi için gerekli olup, TTK’nun 702. maddesi hükmüne göre, kimin için taahhüt altına girmiş ise tıpkı onun gibi senetteki borçtan sorumlu olan avalistlerin adreslerinin senette yazılı olması hali yukarıda açıklanan zorunluluğu gidermez.
Somut olayda takibe dayanak yapılan bonoda TTK’nun 776/1-f. maddesinde zorunlu kılınan tanzim yeri bulunmadığı gibi, aynı kanunun 777/son maddesine uygun biçimde bonoyu tanzim edenin ad ve soyadı yanında da yazılı bir idari birim gösterilmemiştir. Bu durumda, tanzim yeri belirlenmeyen bu belgenin kambiyo vasfı bulunmamaktadır. Hukuk Genel Kurulu’nun 02/10/1996 gün ve 1996/12-5 sayılı kararı ile benimsendiği üzere İİK’nun 170/a-2. maddesi gereğince bu husus icra mahkemesince re’sen nazara alınarak da takibin iptaline karar verilmesi kararı yerindedir.
Ancak, mahkemece öncelikle alacaklının kambiyo senetlerine mahsus yol ile takip hakkının bulunmadığı nedeniyle İİK’nun 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerektiğinden ve bu maddede de tazminata ve para cezasına ilişkin düzenleme bulunmadığından alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkeme kararının düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 13/05/2014 tarih ve 2014/35 Esas, 2014/29 Karar sayılı kararının hüküm bölümünde yer alan ”tazminata” ilişkin 3. paragrafının karar metninden tamamen çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.