Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/11144 E. 2015/22132 K. 28.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11144
KARAR NO : 2015/22132
KARAR TARİHİ : 28.09.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu avalist aleyhine iki adet bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı, borçlu avalistin imzaya itiraz ettiği mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak imzanın itiraz edenin eli ürünü olmadığı tespit edilerek takibin durdurulmasına, tazminat ve para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
1- Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre alacaklının temyiz itirazlarının (REDDİNE);
2-Borçlunun temyiz itirazlarına gelince;
İİK’nun 170/3. maddesi uyarınca icra mahkemesi, yapacağı inceleme sonucunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse, itirazın kabulüne karar verir. Aynı maddenin 4. fıkrasında ise; icra mahkemesince itirazın kabulüne karar verilmesi halinde senedi takibe koymada kötüniyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde, alacaklının takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10’u oranında para cezasına mahkum edileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda icra takibi, dayanak bonoların lehtarı alacaklı … tarafından aval veren borçlu … aleyhine yapılmaktadır. Lehtar, bonolardaki imzanın aval veren borçluya ait olup olmadığını bilebilecek durumdadır. Bonolardaki imzanın borçlunun eli ürünü olduğunu kontrol etmeden ya da imzaların huzurunda atılmasını sağlamadan senedi alan alacaklı, imzaya itirazı kabul edilen aval veren borçluya karşı başlattığı takipte, en azından ağır kusurlu kabul edilmelidir.
O halde, İİK’nun 170/4. maddesi gereğince borçlunun imzaya itirazının kabul edildiği senetler yönünden alacaklının takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi gerekirken, bu yöndeki istemin reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.