Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/11316 E. 2015/23524 K. 08.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11316
KARAR NO : 2015/23524
KARAR TARİHİ : 08.10.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ….tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bir adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine başlandığı, borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvurusunda bono metnindeki meblağ bölümünün gerçek ve rakamsal tutarının anlaşmaya aykırı olarak ve tahrifat yapılarak 30.000 ABD Doları şeklinde aleyhte ve rakam sonradan artırılarak farklı yazı ile alacaklı tarafından tahrif edildiğini ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece, benimsenen rapor doğrultusunda takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
6100 sayılı HMK’nun 207. maddesi gereğince; senetteki düzeltmelerin borçlu (keşideci) tarafından paraf edilmesi gereklidir. Yani, senette mevcut olan çıkıntı veya senet metni altındaki kazıntı veya silinti ayrıca tasdik edilmemiş ise, inkâr halinde yok hükmündedir. Bu nedenle senet üzerinde yapılan değişikliklerin, geçerli olabilmesi için, düzenleyen tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onaylanması gerekir. Düzeltmenin onaylı olmaması veya imzanın keşideciye ait olmadığının anlaşılması halinde, düzeltme yok hükmünde olup, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılır.
Somut olayda, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda düzenlenen, 27.06.2014 tarihli bilirkişi raporunda; senedin ön yüzünde yer alan “05.09.2013, Türk Lirası ibaresi üzerindeki çizgi, …, Beş Eylül 2013, Otuzbin ABD Doları, nakden ve Antakya” ibarelerinin bir kalemle diğer yazı, rakam ve imzaların ise ikinci bir kalemle oluşturulmuş olduğu kanaatine varıldığı görülmüştür.
Bu durumda bilirkişinin raporunda belirtilen hususların farklı bir kalemle ve evsafta yazılmış olması senette tahrifat yapıldığının göstermez.
O halde mahkemece, takibe dayanak bono 6102 sayılı Kanunun 776. maddesinde belirtilen yasal unsurları içerdiğinden tahrifat iddiasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.