YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11451
KARAR NO : 2015/23201
KARAR TARİHİ : 06.10.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mehmet Turan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi 3. kişi … , … vekili icra mahkemesine yaptığı başvuruda, borçlu …. adına kayıtlı bulunan … ,… ilçesi 99 ada, 7 parselde kayıtlı taşınmaz üzerine 13.09.2010 tarih ve 11326 yevmiye nolu 15.000.000 TL bedelle, 5. dereceden lehlerine ipotek tesis edildiğini,… İcra Müdürlüğünün 2014/1339 talimat sayılı dosyasından 25.11.2014 tarihinde haczedilip, 20.01.2015 tarihinde 3. kişiye ihale edilen menkullerin ipotek kapsamında teferruat olduğunu ve taşınmazdan ayrı olarak haczedilemeyeceğini, ihale alacaklısının satış bedelini yasal sürede nakit olarak dosyaya yatırmadığından ihalenin feshi ile menkullerin alıcısına teslim edilmeyip, menkuller üzerinde şikayetçi bankanın ipoteğe dayalı rehin hakkı bulunduğunun dikkate alınarak işlem yapılmasını talep ettiği, mahkemece, ipotek belgesi ve akit tablosunda menkullere ait herhangi bir kaydın bulunmadığı, menkullerin mütemmim cüz veya teferruat niteliğinde olmadığı, taşınır ve sonradan monte edilebilir nitelikte makineler olduğu gerekçesi ile dosya üzerinden şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Başvuru bu hali ile İİK’nun 83/c maddesine dayalı haczedilmezlik şikayeti ile aynı kanununun 133. maddesine dayalı ihalenin feshi talebidir.
Haczedilmezlik şikayeti yönünden; taşınmaz ipoteği, TMK’nun 684. maddesi gereği taşınmazın bütünleyici parçalarını, aynı Kanunun 686. maddesine göre ise eklentilerini de kapsar. Kural olarak eklentinin taşınmazdan ayrı olarak haczi mümkündür. Zira, eklentinin taşınmaz yok edilmeden, zarara uğratılmadan veya yapısı değiştirilmeden ondan ayrılması mümkündür. Ancak İİK’nun 83/c maddesi gereğince taşınmaz üzerinde ipotek bulunması halinde, teferruatın, taşınmazdan ayrı haczi mümkün değildir. Bu maddenin uygulanabilmesi için, mahcuzun ipotek akit tablosunda yazılı olması yetmez. TMK’nun 686. maddesinde tarif edilen şekilde eklenti niteliğini taşıması zorunludur. Teferruat niteliğinde olduğu anlaşılan mahcuzlar rehin kapsamında kaldığından ipotek akit tablosunda yazılı olmasalar dahi İİK’nun 83/c hükmü uyarınca haczedilemezler.
Ancak İİK’nun 83/c maddesi uyarınca haczedilmezlik şikayeti, en geç satış tarihine kadar yapılabileceğinden ve somut olayda şikayet tarihinden önce şikayete konu mahcuzlar satıldığından, mahkemenin şikayetin reddi kararı sonucu itibariyle doğrudur.
İhalenin feshi talebi yönünden; şikayetçi, ihale bedelinin süresinde yatırılmaması nedeniyle İİK’nun 133. maddesine göre ihalenin feshi talebinde bulunmuştur.
Menkul ihalesinde de uygulanan İİK’nun 134/2. maddesinde ihalenin feshini isteyebilecek ilgililer sınırlı olarak sayılmıştır. Bunlar satış isteyen alacaklı, borçlu ve pey sürmek sureti ile ihaleye iştirak edenlerdir. İhaleden önce, menkul hükmünde olan ve satışı yapılan menkuller hakkında, kendi dosyasından satış isteminde bulunmayan haciz veya rehin alacaklısının, ihalenin feshi davası açmasına yasal imkan yoktur.
Somut olayda, şikayetçinin takipte taraf olmadığı, ihalesi yapılan menkuller üzerinde ipotekten kaynaklanan rehin alacaklısı olsa da, feshi istenilen ihale tarihinden ve saatinden önce, şikayetçinin satış talebinde bulunabileceği herhangi bir takip dosyası bulunmamaktadır. Yani ihalenin feshini isteyebilecek kişilerden olmadığı görülmektedir. Bu durumda aktif husumet ehliyeti bulunmadığından işin esasına girilmeden istemin reddi gerekirken, işin esası incelenerek sonuca gidilmesi doğru değilse de sonuçta istem reddedildiğinden mahkemenin ret kararı sonucu itibariyle doğrudur.
O halde mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, menkullerin mütemmim cüz veya teferruat niteliğinde olmadığından bahisle ret kararı verilmesi isabetsiz ise de sonuçta istem reddedildiğinden sonucu itibariyle doğru olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Şikayetçinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 27,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.