YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1227
KARAR NO : 2015/12311
KARAR TARİHİ : 04.05.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borçlunun, bonoyu kooperatifi temsilen imzaladığını, şahsi sorumluluğunun bulunmadığını belirterek takibin iptalini istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece senette borçlunun isminin bulunmadığı ve imzaların birden fazla atılmış olmasının kooperatif temsilcisinin şahsen sorumlu olmasını gerektirmeyeceği gerekçesiyle şikayetin kabulü ile borçlu yönünden takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bononun düzenlenme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı …’nun 688/7. maddesi gereğince, takip konusu belgenin kambiyo vasfını taşıması için “senedi tanzim edenin imzasını” ihtiva etmesi zorunludur. Anılan maddede sorumluluk için sadece imzadan söz edilmiş, birden fazla imzanın bulunması koşul olarak kabul edilmemiştir. …’nun 690. maddesi göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun’un 589. maddesi gereğince, şirket veya borçlu kurum kaşesi dışında senet üzerine atmış olduğu imza bizatihi kendisini sorumlu kılar. Yine …’nun 690. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun’un 613 ve 614/l. maddeleri gereğince, keşideci imzası dışında bononun ön yüzüne konulan her imza aval şerhi sayılır. Aval için sadece imza yeterli olup, ayrıca ad ve soyadın yazılması gerekli değildir.
Bu açıklamalar ışığında sorumluluk doğması için keşidecinin atacağı tek imza yeterli olup, bononun ön yüzündeki ikinci imzanın atılması zorunluluğu olmadığından kaşe dışına atılan imza aval olarak değerlendirilir (HGK.nun 05/10/2011 tarih ve 2011/12-480 sayılı kararı).
Yukarıdaki kuralın istisnası ise şirket kaşesi veya borçlu kurumun kaşesi üzerine iki imza atılması halidir ki bu halde atılan ikinci imzanın da şirketi veya kaşe sahibi kurumu borçlandırma iradesi ile atıldığının kabulü gerekir.
Somut olayda, borçlu …, …. temsilen kambiyo taahhüdünde bulunmaya yetkili olup, takibe konu bonoda kooperatif kaşesi dışında boşluğa atılan ikinci bir imza daha mevcuttur. Bu ikinci imza aval hükmünde olup imza sahibinin kendisini sorumlu kılar.
O halde mahkemece itirazın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereği hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması ve kendisini vekille temsil ettirmediği halde borçlu lehine vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.