Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/12462 E. 2015/15510 K. 04.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12462
KARAR NO : 2015/15510
KARAR TARİHİ : 04.06.2015

MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu şirket hakkında genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun ödeme emri tebligatının usulsüz olduğu iddiasıyla icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece istemin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hükmi şahıslara ne şekilde tebligat yapılacağı 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 12 ve 13. maddelerinde belirlenmiştir. Tebligat adresinin, borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması ve tevziat saatlerinde kapalı olması veya tebligatın alınmasından imtina edilmesi halinde, bu adrese 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. ya da 35/4. maddelerine göre tebligatın yapılması gerekir.
Adrese dayalı kayıt sistemi ise gerçek kişiler yönünden olup, tüzel kişiler hakkında 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesinin uygulanması mümkün değildir. Tüzel kişiler adına ve adı geçenin ticaret sicilindeki adresine gönderilen tebligatın 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre yapılmış olması halinde, tebliğ memurunun, Tebligat Yönetmeliği’nin 30 ve 31. maddelerindeki koşulları araştırmasına gerek yoktur. Zira, muhatabın adreste bulunmaması halinde, bunun nedeninin araştırılması ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceğinin tespit edilmesi gerçek kişiler yönünden zorunlu olup, hükmi şahısların sıfatı ve niteliği itibari ile böyle bir araştırmanın yapılmamış olması tebligatın usulsüzlüğü sonucunu doğurmaz.
Somut olayda, borçlu şirketin “… Mah. … Bulvarı No:…/…-…” adresine gönderilen 7 örnek ödeme emrinin, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre; “gösterilen adreste kimse bulunmaması üzerinde komşudan soruldu, muhatap imzadan imtina etti, muhtara tebliğ edildi, …’a haber verildi.” şerhiyle 15.09.2014 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere, tüzel kişiler adına ve adı geçenin ticaret sicilindeki adresine gönderilen tebligatın 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre yapılmış olması halinde, tebliğ memurunun, Tebligat Yönetmeliği’nin 30 ve 31. maddelerindeki koşulları araştırmasına gerek olmadığından, mahkemece, tebligat adresinin ticaret sicil adresi olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.