Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/13024 E. 2015/15700 K. 08.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13024
KARAR NO : 2015/15700
KARAR TARİHİ : 08.06.2015

MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçi … tarafından, 29.11.2012 tarihinde gerçekleştirilen … Ada, … Parsel sayılı taşınmaza ilşkin ihalenin feshi ve takip dayanağı ipoteğin geçersiz olması nedeniyle takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurulduğu görülmektedir.
İİK’nun 150/ı maddesinde yer alan; “Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayrınakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederse icra müdürü 149.madde uyarınca işlem yapar. Şu kadar ki, krediyi kullanan tarafın hesap özetine ve borcun ödenmesine ilişkin ihtara ya da gayrinakdi kredi nedeniyle tazmin talebine, kendisine tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde noter aracılığıyla itiraz etmiş olduğunu ispat etmek suretiyle icra mahkemesine şikayette bulunmak hakkı saklıdır. Bu takdirde krediyi kullandıran taraf alacağını 68/b maddesi çerçevesinde diğer belgelerle ispatlayabiliyorsa, krediyi kullanan tarafın şikayeti reddedilir. İcra mahkemesinde yapılan inceleme sırasında, borçlu, borcun sona erdiğine veya ertelendiğine ilişkin resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belge sunmadıkça takibin durdurulmasına karar verilemez. Hesap özetinin, tazmin talebinin veya ihtarın ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye tebliğ edilmesi veya tebliğ edilmiş sayılması Türk Medenî Kanununun 887 nci maddesinde öngörülen ödeme istemi yerine geçer” hükmü gereğince, krediyi kullandıran tarafın isteği üzerine, krediyi kullanan tarafa ve ipotekli taşınmaz maliki 3. kişiye icra emri tebliğ edilir.
Somut olayda, takip konusu taşınmazın, … … ‘nin borçları için malik … tarafından … lehine ipotek edildiği, ipotekli taşınmaz maliki …’un aynı zamanda takip dayanağı kredi sözleşmenin kefili olduğu, ipotekli taşınmazın adı geçen tarafından 31.12.2007 tarihinde … …’ne satıldığı ve alacaklı tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibinin borçlu … … ile ipotekli taşınmazın yeni maliki … … hakkında başlatıldığı, icra emrinin de adı geçen şirketlere tebliğ edildiği, şikayetçi üçüncü kişinin ise, takip konusu taşınmazı, şikayete konu icra takibinden önce ipotekli olarak devreden …’un mirasçısı olduğu, buna göre de, şikayetçinin İİK’nun 134/2. maddesinde sınırlı olarak sayılan ihalenin feshini isteyebilecek ilgililerden (satış isteyen alacaklı, borçlu ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler) olmadığı anlaşıldığından, ihalenin feshi talebinin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekirken, ihalenin feshi talebi hakkında konusu kalmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına hükmedilmesi doğru değil ise de, temyiz edenin sıfatı nazara alınarak aleyhe bozma yasağı nedeniyle bu husus bozma nedeni yapılamamıştır.
Öte yandan, şikayetçi, icra takibinde borçlu olmayan 3. kişi olup, tarafı olmadığı takibin iptalini istemesi mümkün olmadığından, mahkemece şikayetçinin başvurusunun aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değil ise de, 3. kişinin şikayeti sonuçta reddedildiğine göre sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ :Şikayetçinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 27,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.