YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1345
KARAR NO : 2015/9811
KARAR TARİHİ : 14.04.2015
MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK.nun 83. maddesi gereğince kısmen haczi mümkün olan maaş ve ücretten borçlu ve ailesinin geçinmesi için icra müdürünce lüzumlu olarak takdir edilen miktar indirildikten sonra kalan kısmın haczi mümkündür. Ancak aynı maddenin 2.fıkrasında haczedilecek miktarın maaş ve ücretin 1/4’ünden az olamayacağı belirtilmiştir.Ayrıca, kanun, borçlunun maaş veya ücretinin 1/4’ünün herhalde haczedebileceğini hükme bağlamıştır. Buna göre ücretin tamamı borçlu ve ailesinin geçinmeleri için yeterli olmasa bile, icra memuru bunun 1/4’ünü mutlaka haczetmek zorundadır. İcra memuru haczedeceği miktarın azami sınırını belirlerken borçlunun ve ailesinin ihtiyacını göz önünde bulunduracaktır. İcra memuru bu takdiri kendisi yapabileceği gibi bunun için bilirkişiye de başvurabilir.
Öte yandan, İİK’nun 83/2. maddesinde yer alan yasal düzenlemeye göre maaş üzerinde birden fazla haciz varsa sıraya konulur. Sırada önce olan haczin kesintisi bitmedikçe, sonraki haciz için kesintiye geçilemez.
Diğer taraftan, İİK.nun 83/a maddesi gereğince borçlunun, hacizden önceki bir dönemde haczi mümkün olmayan bir mal veya hakkın haczedilebileceğine dair alacaklıyla yapmış olduğu anlaşma geçerli değildir. Anılan maddenin amacını açıklayan gerekçesinde de borçlunun, hacizden önce sonuçlarını tahmin edemeyeceği cihetle, bir mal veya maaş yahut ücretin haczedilemeyeceği yolunda şikayette bulunmayacağını bildirmesinin, lehine olan yasa hükmünün uygulanmasından feragat etmesinin hükümsüz sayılacağı, zira bu malın ne derece haczedilemez olduğunun borçlunun ve ailesinin haciz anındaki durumlarına göre saptanabileceği ifade olunmuştur. Bu durumda haciz sırasında ya da haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde borçlu haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak bu hakkından vazgeçebilir (HGK. 31.3.2004 tarih 2004/12-202 E. 196 K, 31.3.2004 tarih 2004/12-167 E. 185.K.).Somut olayda borçluya örnek 7 numaralı ödeme emrinin 01.04.2014 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun, 16.10.2014 tarihinde maaşından aylık 350 TL kesinti yapılmasına muvafakat etmesi üzerine alacaklının talebi üzerine icra müdürlüğünce 31.10.2014 tarihinde maaş üzerine haciz konulduğu görülmüştür. Buna göre muvafakat beyanı maaş haczinden önce olduğundan İİK. nun 83/a maddesi uyarınca geçersizdir.Bu durumda İİK. nun 83. maddesi uyarınca borçlu ve ailesinin geçimi için lüzumlu olan miktar belirlendikten sonra 1/4’ten az olmamak üzere borçlunun maaşına haciz konulması mümkün olup maaşında başka haciz varsa önceki haciz bitmeden kesinti yapılamayacağından, mahkemece, bu ilkelere göre değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.